Bilecik Belediyesi tarafından şehir içi toplu taşımada kullanılan Bilkart sisteminin yeniden aktif hale getirildiğinin duyurulmasının ardından, Bilecik Özel Halk Otobüsleri Kooperatifi Esnaf Başkanı Tuncay Güler’den dikkat çeken bir açıklama geldi.
Elektronik Ücret Toplama Sistemi (EÜTS) ihalesinin mahkeme kararıyla iptal edildiğini hatırlatan Güler, buna rağmen kartlı sistemin yeniden devreye alınmasının hukuki ve mali açıdan ciddi sonuçlar doğurabileceğini savundu. Güler, süreç boyunca sistemin tamamen kaldırılmasını değil, hukuka uygun ve şeffaf şekilde yürütülmesini talep ettiklerini ifade etti.
“Kartlı Sisteme Değil, Sürecin Yürütülüşüne Karşı Çıktık”
Kartlı ödeme sistemine hiçbir zaman karşı olmadıklarını belirten Güler, vatandaşların modern, hızlı ve güvenli ulaşım hizmeti almasını desteklediklerini söyledi. Ancak sistemin kamu yararı gözetilerek ve hukuki zeminde uygulanması gerektiğini vurgulayan Güler, süreç boyunca belediyeyi olası risklere karşı uyardıklarını ifade etti.
Güler açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Biz hiçbir zaman kartlı sisteme karşı olmadık.
Biz, vatandaşın ulaşım hizmetini modern, hızlı ve güvenli şekilde almasını istedik. Ancak bunun hukuk içinde, şeffaf ve kamu yararını gözeten bir sistemle yapılması gerektiğini söyledik.
Başından beri uyardık:
‘Bu süreç yanlış yürütülüyor. Kamu kaynakları riske giriyor. İleride belediye çok büyük zararlarla karşılaşabilir.’ dedik.
Ancak tüm uyarılarımıza rağmen süreç aynı anlayışla devam ettirildi.”
“Mahkeme, İhalenin Hukuka Aykırı Olduğunu Ortaya Koydu”
Mahkemenin verdiği iptal kararının sürece ilişkin önemli tespitler içerdiğini belirten Güler, kamu gelirlerinin özel şirketlere aktarılması ve ihale yönteminin yanlış uygulanmasının karar gerekçelerinde yer aldığını söyledi.
“Bugün gelinen noktada mahkeme, Elektronik Ücret Toplama Sistemi ihalesini hukuka aykırı bularak iptal etti.
Mahkeme kararında; kamu kaynağı niteliğindeki gelirlerin özel şirketlere aktarılması, sistem hizmet alımı niteliğinde olmasına rağmen yanlış ihale yöntemiyle yürütülmesi ve sürecin hukuka uygun olmadığı açık şekilde ortaya konuldu.”
“Ortaya Çıkacak Yükün Sorumlusu Kim Olacak?”
Süreç nedeniyle oluşabilecek mali yükün yalnızca esnafı değil, doğrudan belediyeyi ve Bilecik halkını etkileyeceğini dile getiren Güler, oluşabilecek kamu zararına dikkat çekti.
“Şimdi tekrar soruyoruz:
Bir yıldır yapılan kesintilerin, özel şirketlere aktarılan paraların, doğacak vergi yüklerinin, esnafa dönmek zorunda kalınabilecek tazminatların, mahkeme giderlerinin ve vekalet ücretlerinin sorumlusu kim olacak?
Ortaya çıkacak bu devasa mali yük, yalnızca esnafı değil doğrudan Bilecik Belediyesi’ni ve dolayısıyla Bilecik halkını etkileyecektir. Bugün oluşacak on milyonlarca liralık kamu zararıyla asfalt yollar yapılabilir, yeni yollar açılabilir, parklar yapılabilir, sosyal tesisler kazandırılabilirdi. Belediyenin hâlâ aynı anlayışla ısrar etmesi kabul edilemez.”
“Amacımız Kavga Değil, Kamu Zararını Önlemek”
Kooperatif olarak belediye ile defalarca görüşme talebinde bulunduklarını belirten Güler, amaçlarının kavga etmek değil, sürecin yasal zeminde ilerlemesini sağlamak olduğunu söyledi.
“Bizim derdimiz kavga değil, belediyenin ve halkın zarar görmemesidir.
Defalarca belediye ile müzakere edilmesini, sistemin kanun zemininde devam etmesini ve vatandaşın mağdur edilmemesini talep ettik.
Bilecik’in kaynakları, yanlış işlemler ve özel şirkete para aktarım süreçleri için değil; doğrudan halkın hizmeti için kullanılmalıdır.
Mahkeme kararıyla süreç netleşene kadar kartlı sistem faal hale getirilmemelidir.”