CHP’li Yağmur YENİ Partilileri topa tuttu “Demagojiyi Bırakın, Gerçekleri Konuşun”

featured

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bilecik İl Başkanı Kazım Yağmur, son günlerde kamuoyunda tartışma konusu olan gelişmelere ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Hakkında oluşturulmaya çalışılan algının gerçeği yansıtmadığını ifade eden Yağmur, özellikle kadınlara ve kadın siyasetçilere yönelik tutumuyla ilgili ortaya atılan iddiaları kesin bir dille reddetti. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in açıklamalarına da yanıt veren Yağmur, yaşanan sürecin siyasi demagojiye dönüştürüldüğünü savunarak, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi gerektiğini söyledi.
Cumhuriyet Halk Partisi Bilecik İl Başkanı Kazım Yağmur yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“Sayın Özgür Özel’in 21 Temmuz 2026 tarihli konuşmasında, adım açıkça ifade edilmese de şahsımın hedef alındığı ve kamuoyunda hakkımda gerçeklerle bağdaşmayan bir algı oluşturulmaya çalışıldığı görülmüştür.

Özellikle kadınlara, Kadın Kolları örgütümüze ve kadın belediye başkanımıza saygı göstermeyen bir il başkanıymışım gibi gösterilmemi büyük bir üzüntü ve hayretle karşıladım.

“İSİM VERMEDEN BENİ HEDEF GÖSTERDİ!”

Bilecik Belediye Başkanımıza karşı bugüne kadar hiçbir saygısız sözüm, hakaretim veya olumsuz yaklaşımım olmamıştır. Kendisiyle aramızda kamuoyuna farklı şekilde yansıtılabilecek herhangi bir tartışma da yaşanmamıştır.

Buna rağmen şahsımın, kadın belediye başkanımıza çeşitli mercilerde hakaret eden biriymişim gibi sunulması gerçeğe aykırıdır. Böyle bir algı oluşturulmasını ve şahsımın kamuoyu önünde hedef hâline getirilmesini kabul etmiyorum. Bu iddiaları açık ve kesin bir dille reddediyorum.

“KADINLAR ÜZERİNDEN SİYASİ ALGI YARATMAYIN!”

Kadın Kolları Başkanı’nın görevden alınması, kadınların iradesine veya kadın örgütlenmesine karşı alınmış bir karar değildir.

Göreve başlamamızın ardından örgütümüzde görev yapan herkese, yeni yönetimle birlikte çalışmak isteyip istemediği sorulmuştur. Bizimle çalışmayacağını açıkça ifade eden bir kişinin, yönetim sorumluluğu gerektiren bir makamda görevini sürdürmesinin örgütsel bakımdan anlamı kalmamıştır.

Mesele kadın olmak veya kadınlar tarafından seçilmiş olmak değildir. Mesele, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal bütünlüğü içerisinde birlikte çalışıp çalışmamaktır.

Bizimle çalışmayı reddeden, bununla da kalmayarak insanları yeni yönetime karşı örgütlemeye ve partide yeni bir ayrışma oluşturmaya yönelen bir tutuma izin verilmesi mümkün değildir.

Kadınların siyasetteki varlığına, iradesine ve emeğine sonuna kadar saygılıyız. Karşı olduğumuz şey; bu emeğin siyasi hesaplara kalkan yapılması ve görevden alma gerekçesinin çarpıtılarak şahsımın kadınlara karşıymış gibi gösterilmesidir. Bu, açık bir siyasi demagojidir.

Bu nedenle Sayın Özgür Özel’e açıkça sesleniyorum:

“DEMAGOJİYİ BIRAKIN, GERÇEKLERİ KONUŞUN!”

Kadınları siyasi hesaplaşmalarınızın malzemesi hâline getirmeyin. Kadınların iradesini kullanarak gerçekleri çarpıtmayın. Yaşananların hangi sebeplerle bu noktaya geldiğini kamuoyuna doğru ve eksiksiz anlatın.

“HEP SEN Mİ MAĞDURSUN?”

Sayın Özgür Özel, yaşanan her siyasi tartışmayı sürekli bir mağduriyet söylemi üzerinden anlatmayı tercih etmektedir. Oysa mağduriyet söylemi, siyasi sorumluluğu ortadan kaldırmaz ve yapılan hataları doğruya çevirmez.

Ülke yönetimine talip olan bir siyasetçi, karşılaştığı her zorlukta mağduriyet üretmek yerine sorumluluk almalı, gerçeklerle yüzleşmeli ve çözüm ortaya koymalıdır. Çünkü devlet yönetiminde de uluslararası ilişkilerde de güçlü olan; mağduriyet anlatısını büyüten değil, kararlılık gösteren ve sorun çözen iradedir.

Bizler hiçbir zaman mağduriyet edebiyatının arkasına saklanmadık. Gerçekleri açıkça söyleyerek, sorumluluk alarak ve partimizin bütünlüğünü savunarak yolumuza devam ediyoruz.

“SİZDEN ÖNCEKİ GENEL BAŞKANA ‘NE KONUŞACAĞIZ?’ DENİLEMEZ!”

Sayın Özgür Özel’in, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun telefonla aramasına ilk anda dönmeyerek kamuoyu önünde “Zaten dönüp de ne konuşacağız?” demesi de üzerinde önemle durulması gereken bir davranıştır. Bu davranış, Cumhuriyet Halk Partisi’nin gelenekleri ve siyasi nezaket anlayışıyla bağdaşmamaktadır.

Sizden önce yıllarca bu partinin genel başkanlığını yapmış bir insan sizi aradığında, aranızdaki görüş ayrılığı ne kadar derin olursa olsun, o telefona dönülür; konuşulur, dinlenir ve düşünceler açıkça ifade edilir.”