Aşağıköy Çiftlik Yolu’nda oturan 25 yaşındaki Yücel Uğurlu’nun yaşadığı olaylar Bilecik gibi küçük bir şehirde bile “İnsanlık öldü mü” sorusunu sordurtur hale geldi. 13 Ağustos 2014 Çarşamba günü Uğurlu’nun ailesiyle beraber yaşadığı evin merdivenleri mahkeme kararıyla yıkılmıştı. Yücel Uğurlu’nun amcası Ö. Uğurlu’nun mahkemeye vermesiyle yıkılan merdivenin ve yaşanan üzüntülü olayların haberleri kamuoyunda geniş yankı buldu. Yücel Uğurlu ve ailesi merdivenlerinin yıkılmasının ardından şimdi de kendilerine sahip çıkılmaması yüzünden mağduriyet yaşıyorlar.
“Çöpe atılmış bebek gibiyim”
Yücel Uğurlu %100 görme engelli ve hayatını ailesinin ve yakınlarının yardımıyla devam ettirebiliyor. Evlerinin girişinde “daha önce bulunan” merdivenlerden bile destek almadan çıkamayan Uğurlu, şu anda kendi evine yatmaya bile giremiyor. İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde çalışan Uğurlu, yaşadığı trajedinin ardından 15 gündür psikolojik tedavi görüyor. Haplarla ve sakinleştiricilerle ayakta durduğunu ifade eden Uğurlu, “Çöpe atılmış bebek gibi kaldım şu anda. Allah rızası için bir yetkili sorunumuzla ilgilenmek bir yana bir telefon bile açarak halimizi sormadı.” Dedi.
Amcası, yeğenine acımadı
Yücel Uğurlu’nun babası Cihat Uğurlu, kardeşi Ö. Uğurlu’nun babasının okuma yazma bilmemesinden faydalanarak tüm malını üzerine geçirdiğini iddia etti. İddiaya göre Ö. Uğurlu, babasına yalan söyleyerek babasının tüm malını kendi üzerine geçirdi. Cihat Uğurlu’nun evinin de içerisinde bulunan 148 parsel araziyi üzerine alan Ö. Uğurlu kendi arazisini işgal ediyor diyerek içerisinde görme engelli yeğeninin ve ailesinin bulunduğu evin merdivenlerini yıktırdı.
Yücel Uğurlu’nun suratına kapatılan kapılar ailesinden başladı. Önce Uğurlu’nun amcası görme engelli yeğenine aldırmadan evinin merdivenlerini yıktırdı. Daha sonrasında ise evine girebilmek için verdiği mücadelede yapayalnız kaldı.
“ Kolumdan tutup odadan kovdular”
Evlerinin merdivenlerinin yıkılmasının ardından hak arayışına giren Uğurlu ailesi, mağduriyetlerinin giderilmesi için gittikleri İcra Müdürlüğünden azar yiyerek kovulduklarını iddia etti.
Dertlerini anlatmak için İcra Müdürlüğü’ne gittiklerini belirten Yücel Uğurlu, “ Babam amcamın açtığı davaya karşılık tapu iptal davası açmıştı. Bu tapu iptal davasının sonuçlanana kadar yıkım kararının ertelenmesi için İcra Müdürlüğüne gittiğimizde bize ‘ Biz senin derdini dinlemek zorunda mıyız, neden bize derdini anlatıyorsun’ diyorlar. Derdimi anlatmaya gittiğim, kararın ertelenmesi için öneride bulunduğum müdür ve memurları bana ‘ Bize işimizi öğretme. Benim odama gelerek bana afra tafra yapamazsın’ dedi. Bunların yanında bir de memurlarıyla beraber bizi kolumuzdan tutarak dışarı attılar” dedi.
“Kendi Müdürüm bile beni aramadı”
Bilecik İl Milli Eğitim Müdürlüğünde görev yapan Uğurlu, kendisinin mağduriyetini herkesin gördüğünü ama görmezlikten geldiğini söyleyerek en çok da kendi çalıştığı kurumun müdürünün bile bir kere aramadığına üzüldüğünü kaydetti. Uğurlu, “En acısı da İl Milli Eğitim Müdürü, kendi çalıştığım müdür bile aramadı beni. Psikolojik tedavi görüyorum. 15 gündür raporluyum arayıp soran yok. Görmediğim için oluyor hep bunlar biliyorum, görmüş olsam böyle olmazdı biliyorum.”dedi.
Kendilerine hiçbir yetkilinin veya kurumun sahip çıkmayarak bir telefon dahi açmadıklarını belirten Yücel uğurlu, “ Şu anda evime çıkabileceğim bir alan yok. Bu kararı veren hâkim, savcı, bunu yürüten icra müdürü, bu kararın verilmesini nasıl onayladı ben hala anlamış değilim. Belediye Başkanlığı’ndan valiliğe kadar tüm kurumlar engellilerin yanında olduklarını söylüyorlar ama beni bir kere arayan soran olmadı.
“Görmediğim için yüzümüze bakan yok”
İşe gitmiyorum, kimse arayıp sormadı ne oldu diye. Belediye başkanına ulaşmaya çalışıyorum, toplantıda diyorlar, misafiri var diyorlar. Ben de engelli olarak mağdur oluyorum. Şu an merdivenim bile yok. Gören insanlar bile oradan çıkamazken ben ne yapayım? Milli Eğitim Müdürlüğünde çalışıyorum. Orada Milli Eğitim Müdürü var, müdür yardımcıları var, şube müdürleri var bir tanesi Allah rızası için telefon açmadılar. Yücel durumun ne, hastaydın, bize rapor göndermişsin, haberleri gördük nasıl çözebiliriz, demediler. Görmediğim için oluyor ama bunlar. Ben görmüş olsaydım onlar gelecekti biliyorum. Görmediğimiz için yüzümüze bakan yok. Başka birisi olsaydık ne merdiven yıkılırdı, ne başka bir şey.
“Ben sadece kalacak yer istiyorum”
Kendi yaşadığım yerde ülkem kendi engelli vatandaşına sahip çıkmayacaksa ben yaşamayayım o zaman bu ülkede. Ben neden devlete hizmet ediyorum, her ayın 15’inde vergi ödüyorum devlet bana sahip çıkmayacaksa. Ben ekmek istemiyorum, aş istemiyorum. Ben sadece kalacak yer istiyorum. Ellerini vicdanlarına koyup bana yardımcı olsunlar. Bilecik yetkilileri bu kararı verdiler ama kimse arayıp sormadı.
Baba Cihat Uğurlu, kararın iptali veya ertelenmesi için hâkime gittiklerini belirterek “ Hâkime de giderek mağduriyetimizi belirttim. Babam da daha önce tapuyu geri istiyorum diye size müracaat etmiş. Dilekçesi var. İcra Müdürüne gittiğimde kararı hâkim durdurur diyorlar, hakim de ben bir şey yapamam diyor. İlgilenecek bir Allah’ın kulunu bulamıyoruz. Üniversite mezunu, 4 tane dil biliyor benim oğlum Milli Eğitim’de çalışıyor ama gözleri görmüyor diye mağdur oluyor.” İfadelerinde bulundu.
“Çocuğunu al huzurevine götür dediler”
Görme engelli çocuğunun yaşadığı yürek burkan acılara dayanamayan anne Ruhine Uğurlu ise yaşadıkları olayları anlatırken gözyaşlarına hakim olamadı. Oğlumun ‘Ayaklarını yıktılar’ diyere feryat eden acılı anne “ Çocuğumun buraya gelerek psikolojosi bozulmamsın diye psikoloğa götürdüm, birkaç gün orada kalmasını istedim. Bana kalacak yerleri olmadıklarını, çocuğumu huzurevine götürmemi söylediler. Ben çocuğumu neden huzurevine götüreyim
Ben çocuğumu çok zor şartlar altında büyüttüm. Dolmuşa biniyor zaten yer veren bile yok 25 kuruşu yok diye dolmuştan indiren oluyor. Başka yerlerde eve servisler geliyor, engelli çocukların kapısından alıyorlar.
“Takdir belediye başkanının”
Aşağıköy Muhtarı Hanifi Acur yaptığı açıklamada 1 Ocak 2013 tarihinden itibaren Aşağıköy’ün belediyenin mücavir alan sınırlarına dahil edildiği için yetkilerinin sınırlandırıldığını belirterek bu tür işlere belediyenin ve belediyeye bağlı fen işleri müdürlüğünün baktığını belirtti. Yıkım gerçekleştirilirken Yücel Uğurlu ve ailesinin hiçbir hakaretane davranış göstermeyerek karara saygılı davrandıklarını belirten Muhtar Acur, bu saatten sonra takdiri belediye başkanının vereceğini ifade etti.
Yücel Uğurlu ve ailesinin verdiği hukuk mücadelesi devam ederken, kendilerine destek olacak yetkililerin de seslerini duymalarını bekliyorlar.