Ak Parti Bilecik İl Başkanlığı, Aralık ayı genişletilmiş il danışma meclisini gerçekleştirdi. Gerçekleştirilen meclise, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hemşehrimiz Fatih Dönmez’de katılım gösterdi.
Hemşehrimiz Bakan Dönmez, gerçekleştirilen mecliste yaptığı konuşmada, Akdeniz’de yaşanan doğalgaz meselesine, yerli otomobile, yenilenebilir enerjinin Türkiye’deki geleceğine, Kanal İstanbul projesine ve TANAP ve TÜRKAKIM doğalgaz hattı projelerine değindi.

Şeyh Edebali Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen toplantı, Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un vefatının yıl dönümü olması vesilesi ile saygı duruşu ve İstiklal Marşı okunmasıyla başlayarak gündem maddelerinin okunması ile devam eti.
Toplantıya Ak Parti Milletvekili Selim Yağcı, İl Genel Meclisi Başkanı Osman Yılmaz, önceki dönem Bilecik Belediye Başkanları, Ak Parti Bilecik İl Başkanı Fikret Karabıyık, Gölpazarı Belediye Başkanı Hayri Suer, Bayırköy Belediye Başkanı MustafaYaman, Dodurga Belediye Bakanı Selim Tuna, Ak Parti İlçe Başkanları, Belediye Meclisi üyeleri, Ak Parti Mahalle Teşkilatı Başkanları ve Üyeleri ve Bilecik halkı katıldı.

Ak Parti Bilecik İl Başkanı Fikret Karabıyık, meclisin açılış konuşmasında,14 Aralık 2001 tarihinde, aydınlığa açık, karanlığa kapalı sloganı ile yola çıktıklarını belirterek; “18 yıldır bu yola devam ediyoruz. 18 yıldır girdiğimiz her seçimden, galip bir şekilde ayrılmayı bildik. Bu süreçte Türkiye’ye çok şeyler kazandırdık ve dahasını da kazandıracağız” ifadelerinde bulundu.

Başkan Karabıyık’ın ardından konuşma yapan Gölpazarı Belediye Başkanı Hayri Suer Gölpazarı’nı daha ileriye taşımak için gece gündüz çalıştıklarını vurgulayarak; “Çok çalışıyoruz ve çok çalışacağız. Çünkü omuzlarımızda çok büyük bir yük ve çok büyük bir emanet var” dedi.

Ak Parti Bilecik Milletvekili Selim Yağcı ise “Ak Partinin yaptıklarını anlatmaya kalksak emin olun bugünü bitirir yarında devam ederiz. Ak Parti eğitimde, ulaşımda, sağlıkta yaptıkları bizleri daha güçlü bir şekilde geleceğe bakmamızı sağlayan önemli unsurlardır” dedi.

“Akdeniz’de, bizi hiç kimse oyun dışında bırakamaz.”
Hemşehrimiz Bakan Dönmez gerçekleştirdiği konuşmada Doğu Akdeniz’de arama ve sondaj çalışmalarının devam ettiğini fakat faklı odaklardan anlamsız itirazlar duyduklarını vurgulayarak; “Bu itiraz ve oldu-bittilerle bizi Akdeniz’de oyun dışı bırakmaya çalışıyorlar. Bu hayallerin peşinde koşanlar iyi bilsin ki, Akdeniz’de, bizi hiç kimse oyun dışında bırakamaz. Sadece ülkemizin değil, Kıbrıs Türklerinin de hakkının sonuna kadar savunucusu olmaya devam edeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın da açıkça belirttiği gibi “Ülkemizin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yaşayan kardeşlerimizin hakkını, hukukunu korumak için gereken her şeyi yapmakta kararlıyız.Yine bu kapsamda Libya ile bir anlaşma yaptık. Böylece bölgedeki istikrar ve barışa da önemli bir katkı sağlayacağız. Türkiye olarak ne kimsenin hakkını yiyeceğiz ne de kendi hakkımızdan vazgeçeceğiz. Bu amaçla Fatih ve Yavuz sondaj gemilerimiz matkabı aralıksız döndürüyor. Akdeniz’i adeta delik deşik ediyor. Hedefimiz belli yılmayacağız ve “Varsa, mutlaka bulacağız” ifadelerini aktardı.
“TürkAkım’ı 8 Ocak’ta açıyoruz.”
Türkiye’yi enerjinin merkezi yapmak adına da birçok önemli adımlar attıklarını ifade eden Bakan Dönmez; “Bugün bölgemizde Türkiye’nin dışında kaldığı hiçbir uluslararası proje yok. Gelecekte de Türkiye’siz hiçbir proje olmayacak. Daha bir ay önce TANAP’ı tamamladık ve Avrupa’ya bağladık. Dile kolay Türkiye’mizi tam 1850 km doğal gaz boru hattıyla doğusundan batısına kat ettik. TANAP’ın ilk imzaları atıldığında, bu proje “hayal” demişlerdi. Türkiye’nin ve bu milletin gücüne, potansiyeline küçümseyerek bakmışlardı. Biz TANAP’ı rekorlar kırarak tamamladık. Lakin TAP’ın yapımı devam ediyor. Biz de Avrupa’ya gaz vermek için onları bekliyoruz. TANAP’tan sonra şimdi bir başka dev projeyi daha bitiriyoruz. TürkAkım’ı 8 Ocak’ta açıyoruz. Böylece hem doğudan hem de kuzeyden gelen doğal gaz boru hatlarıyla uluslararası piyasalarda vazgeçilmez olacağız. TürkAkım ve TANAP, milletimizin sorunsuz şekilde doğal gaz kullanmasını sağlarken Avrupa’nın doğal gaz arz güvenliğini sağlamada da anahtar bir rol alacağız. Bu projeler bir kez daha gösterdi ki onlar konuşur, AK Parti yapar” şeklinde konuştu.

“Güçlü bir Türkiye istiyorsak yerli ve yenilenebilir enerji kararlılığımızdan vazgeçemeyiz.”
Türkiye’nin yenilenebilir enerji konusundaki geleceğine değinen Bakan Dönmez; “Gelecekte, sözü geçen ve güçlü bir Türkiye istiyorsak yerli ve yenilenebilir enerji kararlılığımızdan vazgeçemeyiz. Kendi enerjimizi kendimiz üreteceğiz. Böylece her alanda kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz. İşte bu nedenle yerli ve yenilenebilir enerjiye büyük yatırımlar yapıyoruz. 2019’da elektriğimizin %62’sini yerli ve yenilenebilir kaynaklardan ürettik. Hatta Mayıs’ta %75’leri dahi aştık. Ancak bu oranlarla asla yetinmeyeceğiz. Daha çok yerli daha çok yenilenebilir diyerek 2020’ye daha güçlü gireceğiz” dedi.
“Türk mühendisliğiyle ve milletin desteğiyle yaptığımız arabaya yine benzin koymadık. Çünkü aracımız tamamen elektrikli.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yerli otomobili tanıtması nedeni ile 27 Aralık 2019’un, Türkiye tarihinde asla unutulmayacak özel bir gün olduğunu ifade eden Bakan Dönmez; “Yerli otomobil, tasarımı, teknik özellikleri ve marka değeriyle gururumuz olacak. Milletimizin kabiliyetini tüm dünyaya gösterecek. Yıllar önce Devrim arabaları yapıldığında “Batı kafasıyla araba yaptık ama doğu kafasıyla benzin koymayı unuttuk.” diyerek proje bitirildi. Şimdi ise bu hikâyede yeni bir sayfa açıyoruz. Bu kez yerli otomobilimizi Türk aklıyla, Türk mühendisliğiyle ve milletin desteğiyle yaptık. Ama yine benzin koymadık. Çünkü aracımız tamamen elektrikli. Kısacası yerli ve milli akıl batı aklını geride bıraktı.
“Çalışmalarımızla yerli otomobilin elektriği de yerli olacak.”
Yerli ve yenilenebilir enerji üretiminin, yerli otomobil hususu ile de Türkiye’nin geleceği için hayati önem taşıdığının altını çizen Bakan Dönmez; “Çalışmalarımızla yerli otomobilin elektriği de yerli olacak. Hedefimiz, amacımız budur. Bu hedefe de ulaşacağımızdan eminiz. 2030 itibariyle elektrikli araç sayısının dünyada 130 ila 250 milyona ulaşacağı tahmin ediliyor. Türkiye’de de 2030’da 1 ila 2,5 milyon elektrikli araç trafikte olacak. 2,5 milyon elektrikli araç, 25 bin adeti 50 kW ve üzeri hızlı şarj olmak üzere, evde, işyerinde ve halka açık alanlarda uygulanabilecek beş farklı şarj seçeneği ile 1 milyon adet şarj noktasının dağıtım şebekesine etkisini de değerlendiriyoruz. Elektrikli araçlar için kollarımızı sıvadık, hazırlıklarımızı yapıyoruz. Bu öngörüyle gerçekleştirdiğimiz şebeke yatırımlarımız çerçevesinde piyasaya çıkacak elektrikli araçların şarjı noktasında altyapı sıkıntımız da bulunmuyor”

“Birileri yerli projeleri istemediğini açık açık söylüyor.”
Konuşmasında Kanal İstanbul projesine de değinen Bakan Dönmez, “Türkiye’de bu gelişmeler, projeler gerçekleşirken; milletimiz heyecan ve umutla projelerimizi beklerken; birileri de yerli projeleri istemediğini açık açık söylüyor” ifadelerini kullanarak; “Önce baraj ve yollara, sonra Marmaray’a, Avrasya Tüneli’ne, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’ne ve İstanbul Havalimanına karşı çıktılar. Şimdi ise Kanal İstanbul karşı çıkıyor, yerli otomobile bahaneler buluyorlar. Kanal İstanbul, dünyanın en güzel yerlerinden birisi olan İstanbul Boğazını korumak ve yeni nesillere miras bırakmak için ortaya çıktı. Projenin amaçlarından birisi de bu tarihi şehri, kültürel ve doğal mirası korumak, bu mirasa sahip çıkmaktır” dedi.
“Boğazda her an büyük bir kaza olabilir.”
Kanal İstanbul projesinin gerekliliğinden bahseden Bakan Dönmez; “Boğaz trafiğine sayılarla baktığımızda ise, İstanbul Boğazı’ndan son on yılda 89 bini petrol ve ürünleri başta olmak üzere tehlike madde taşıyan tankerler olmak üzere toplamda 462 bin gemi geçtiğini görüyoruz. Sadece bu yılın ilk 9 ayında ise 30 bin 352 gemi İstanbul Boğazı’ndan geçiş yaptı. Bunun 6 bin 713’ü ise yine petrol ve ürünleri başta olmak üzere tehlikeli madde taşıyan tankerler. Bu tankerler doğa ve çevre katliamına sebep olabilecek kimyasal maddeler taşıyor. Boğazda her an büyük bir kaza olabilir” dedi.
“Kanal İstanbul, İstanbul’u kurtarma projesidir.”
İstanbul halkının bir sabah uyandığında masmavi denizin simsiyah olduğunu ya da tarihi yapıların harabe olduğunu görebileceğini belirten Bakan Dönmez; “Bu riski hiç kimse göze alamaz. İstanbul’u kaybetmeyi hiçbir millet kabul edemez. Biz de edemeyiz. Bunun yanında Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerin petrol üretimleri ve ihracatları da artıyor ve İstanbul Boğazı’ndan geçiyor. Üretim ve geçiş sayısı arttıkça risk de katlanıyor. Yaşları yetenler bilir. Libya’dan 95 bin ton ham petrolü Romanya’ya götüren Independenta adlı tanker 1979’da İstanbul Boğazı’nda Yunan bandıralı “Evriyali” adlı kuru yük gemisiyle çarpışmıştı. Bakırköy’den Pendik’e kadar hissedilen büyük bir patlama sonucu alev alan tanker, 27 gün boyunca söndürülememişti. Hem İstanbulluların hem de deniz canlılarının hayatını olumsuz etkilenmişti. Daha bugün boğazda başka bir kaza daha gerçekleşti. Ve bu kaza da son olacak gibi durmuyor. Biz bu kazaları engellemek ve riski ortadan tamamen kaldırmak istiyoruz. Bu nedenlerle Kanal İstanbul’u inşa edeceğiz. Kanal İstanbul, İstanbul’u kurtarma projesidir. Boğazı koruma çabasıdır. Tarihe ve geleceğe sahip çıkma azmidir. Biz “boğazımızın düğümlenmesine” asla izin veremeyiz” dedi.
