KÜLLERİNDEN DOĞAN BİR DEVLETİN ÇOCUKLARIYIZ

KÜLLERİNDEN DOĞAN BİR DEVLETİN ÇOCUKLARIYIZ

Yüz yılımıza uygun düşünemediğimiz alenen ortada. Hatta düşünmeyi de geçtim davranışlarımız da bir o kadar hiçbir yüz yıla uymayacak uygunsuzlukta… Aklınıza neler geliyor bu cümleleri ben kurduğumda bilmiyorum ama çağımızın en büyük sorunu; “İletişimsizlik”.

Önyargı kurmayı, dinlemeden anlamış gibi harekete geçmeyi huy edinmişiz maşallah. Ne kadar çok kırarsak birbirimizi, öfkeye ne kadar yer verirsek oysa ki o kadar incitiriz Yaradan’ı.

Sürekli isyanda, her türlü olayda yer alan bir grup var bir de her türlü olaya karşı fikri olan ama ‘Eğer Sessizlikten Daha Değerliyse’ sözcüklerini kullanan aksi halde susan ve konuşmanın zamanını bekleyen grup var. Anlıyorum kayıtsız kalmanın zorluğunu, bir haksızlık bir yanlış karşısında iken… Fakat mantığımızla yoğurulmayan her hareket bize mi kar kalıyor yoksa yanlışlıklar silsilesine sahip kişilere mi orası da manidar.

Gençlik heyecanı, kanının deliliği derler dururlar ve gençleri kullanırlar ya hep o ‘Kafası Çok Çalışan Koca Adamlar’ inadına sakin ve bilgili olmak lazım. İşte benim gözümden dediğim durum; darbenin gençleri kadar hayattan haberdar mıyız acaba? Okur muyuz iyi-kötü, gri-renkli, sağ-sol demeden elimize geçen her bilgi kitabını? Bilir miyiz hangi konuya nasıl yaklaşacağımızı? Teknolojinin kullanımının en yaygın olduğu biz gençlere nasıl yararı, nasıl zararı var diye düşünmek gerçekten çok acı. Etrafımızdaki olaylara gözlerimiz buğulu bir bakış açısında, olayların netliğini görmekte zorlanıyoruz. Denesek bile zorlanıyoruz ‘O Mavi Gözler’ görmüş yıllar önceden ama biz hala kim suçlu kim güçlü ayırt edemiyoruz. Herkesin birbiri ile bir bağlantısı ya da bir korkusu bir hatası gizli. Siyasetin kirlerinden hep korkmuşumdur ama dedim ya bulunduğumuz yüz yılımıza uygun davranıp yaşamak da lazımdır. Siyasetin kirlerini sosyal dayanışmaların büyüdüğü, sevginin ve adaletin temel olduğu siyasiler çözebilir umuduyla araştırmaya devam etmekten geri durmayacağım. Belki bu kirleri temizleyecek olanlar kadınların merhametli elleridir, kim bilir?

Gündemin hızla değiştiği, saçma sapan yerlere milyonlarca dolar harcandığı bu ülkede, hatta dünyada yine yakın tarihlerde renklerine sevdalı olduğum Fenerbahçe’me saldıranlar da muhakkak ki kirli haberlerinin üstünü örtmek ve bir anda halkın gündemine 3 Temmuz’da olduğu gibi büyük bir taraftar grubu olan Fenerbahçe’yi oturtmak olduğu aşikardır. Allah bilir neydi istenen de elde edilemedi yine… Böylesine insan canının hiçe sayıldığı, kendi çıkarları uğruna her şeyi mübah gören insanların olduğu bir dünyaya sevgiyi temel almak gerçekten çok zor. Ama daha iyi bir plan da yok gözümde.

Bildiğimiz tüm gerçeği haykırabileceğimiz, olayların iç yüzünü görebileceğimiz, duyurabileceğimiz, güven çemberi ile ülkemizi sarabileceğimiz günler yakın mıdır bilemiyorum. Ama buna inanıp içimizdeki güce ve asil kana sığınmalıyız gençler. Bizler bir İmparatorluğu yıkmaya gelenlere karşı küllerinden doğan bir Devletin çocuklarıyız. Bugünümüzü bile analiz edemeyen, bilmeden bilmiş gibi konuşan ve hatta istediğinin tam tersi etkilere sebep olanlardan olmamak için daha az uyumalı daha çok okumalı, daha fazla öğrenmeliyiz.

Sevgilerimle…

Ezgi BAĞCI

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

*

code

  • YORUM
reklam