Geçtiğimiz 30 Mart yerel seçimlerde CHP Belediye Başkan Aday Adayı olan Seven 30 Mart yerel seçimlerini, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin Bilecik ve Türkiye değerlendirmelerini, CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal’ın Bilecik ziyaretinde İl Başkanı ve Kurultay delegelerinin bulunmamalarını, Baykal’ın ilimize gelişini başta şahsına olmak üzere Partililere neden duyurulmadığını, CHP Genel Merkezinin almış olduğu Kurultay kararıyla ilgili görüşlerini, Kurultaydan kimin Genel Başkan seçileceğini, adaylığın hangi yöntemle belirlenmesi gerektiğini, gençlerin CHP’den neden uzak kaldıklarını değerlendirdi. Mehmet Seven’in gazetemiz muhabiri Erhan Toka’ya siyasi kulislerde özellikle CHP’de yankı uyandıracak açıklamaları:
“Milletin seçtiği bir reisi Cumhur olarak saygı duyacağız”
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde gerçekten aday üzerinde çok tartışıldı. Ekmeleddin bey üzerindeki tartışmalar tüm ülke geneline yayıldı ve toplum bu saygıdeğer insanı tanımıyordu. Tabi ki dört dörtlük bir insan ama siyasetle uzaktan yakından ilgisi olmayan ve böyle bir ortamda çıkarılacak bir adam değildi kanaatimce ama biz partililer olarak üzerimize düşeni yaptık. Türkiye genelindeki çalışmaların tartışmasına girmek istemiyorum ama Bilecik ilimizde biz gerçekten güzel çalışmalar yaptık. Benim bulunduğum bölge mesela Küplü, Başköy, Bekdemir, Kızıldamlar, İstasyon buralarda hep önce çıkmıştır Ekmeleddin İhsanoğlu. Neticede Bilecik tabi ki böyle konularda tutarlı, çok kariyer sahibi insanlarla dolu, olayın üzerine güzel gitti, okuma düzeni yüzde yüz olan bir ilde gereken yapıldı kanaatindeyim, çalışmalar oldu ama eksik taraflar olmadı mı? Muhakkak oldu ama Türkiye genelindeki çıkış son netice bütün ülkemizdeki insanlar bu tabloyu gördü. Burada kim kazandı?
“Yapılan çalışmaların üzerine ciddi gidildiğinin kanaatinde değilim”
Tamam Recep Tayyip bey kazanmış oldu, tabi ki bu da milletin seçtiği bir reisi Cumhur olarak saygı duyacağız, millet ona oy verdi. Artık bunun fazla tartışmasına girmeye gerek yok, adam şu anda kazanmıştır, ülkemizin reisi cumhuru olmuştur. Kendilerini tebrik etmekten öte bir şey diyemiyoruz ama yine de yapılan çalışmaların üzerine ciddi gidildiğinin kanaatinde değilim. Karşısında ne kadar çok rakip, iyi bir genel başkan, iyi de Başbakan olmasa da iyi genel başkan, akıcı konuşmalar yapıp milleti ikna etmesindeki tavırları daha üstündü. Neticeyi de ülkemizde hepimiz gördük. Neticede hayırlı olsun, bu olay bitmiş oldu ve bu Ak Parti Genel Başkanı, Başbakanı, Cumhurbaşkanı seçilmiş oldu.
CHP İl Başkanınız seçimlerin kaderini sandığa gitmeyen seçmenler belirledi gibi söylemi oldu. Buna katılıyor musunuz?
Onların yüzdesi düşük olmuştur. Bizim Türk milletinde herkes oyunu kullanma konusundaki fedakarlığını yapan bir millettir ama tabi ki bu çok büyük bir yüzde de oyunu kullanmayan insanlarımız olmuştur.
Bozüyük’te neredeyse 2 dönemdir Ak Parti’yle yönetilen bir Belediye var. Fahrettin bey 3 dönemdir Milletvekili. Çıkan tabloda Bozüyük’te Ekmeleddin bey çıktı. Bunu nasıl yorumluyorsunuz?
“Bahattin Şeker kardeşimizin Milletvekili olması dolayısıyla büyük tesiri olmuştur”
Bozüyük ilçemizin değerli insanları ülke genelindeki bazı şeyleri iyi değerlendiren insanlardır. Evet bu konuda burada tabi Bahattin Şeker kardeşimizin Milletvekili olması dolayısıyla büyük tesiri olmuştur, onun da ciddi çalışmaları olmuştur. O çalışmalarından dolayı teşekkür ederiz, o da üzerine düşeni yapmıştır ama Bilecik’e geldiğindeki tablo ilginç ve değişikti. Televizyon haberlerinde gündeme gelen ortam da oluştu. Düşünebiliyor musunuz, bir reisi cumhur adayı Bilecik’e geliyor, ciddi hazırlık yapılmıyor, ta ki kendi ağzıyla ekrandan izlediğimiz şekilde “beni buraya çay içirmeye mi geldiniz” dedi adam, İngilizce değil gördük. Bunların olmaması gerekiyor, bunlar bizim teşkilatımızın eksiklikleri ama yerelde tabloya baktığımda tabi üzerimize düşeni gerek Bahattin Şeker gerek burada partili arkadaşlar üzerine düşeni yaptı ama bu iş bu kadar olur.
“Önümüzdeki seçimlere bakacağız artık, bu iş bitti”
Neticede artık bunlar üzerinde fazla durmaya gerek yok. Önümüzdeki seçimlere bakacağız artık, bu iş bitti. Ak Parti Genel Başkanı o kadar cin ki mazbatayı aldığı gün meclisi tatile gönderdi. Adam şimdi hem Reisi Cumhur hem Başbakan, yasalar, anayasa çiğneniyor hiç gözü görmüyor adamın, bir liderliği sonuna kadar cesaretle götürüyor, cesur hareketler yapıyor yasal olmasa da.
Bugün CHP Genel Başkanı sayın Kılıçdaroğlu üzerine düşeni gelmiş geçmiş Genel Başkanlardan fazla yaptı. Her gün televizyonda, orada burada, gittiği mitinglerde bunların yaptığı kanunsuzlukları çok sert bir dille dile getirdi, hırsızlıklarını çok sert bir dille dile getirdi.
“Kaybedenin görevden çekilmesi gibi bir durumu olması lazım”
Bugüne kadar CHP içerisinde böyle bir Genel Başkan böyle kanunsuzlukları dile getirdiğini görmedim, duymadım. O bakımdan üzerine düşeni yaptığı kanaatindeyim ama millet bu, millet illet görüyorsunuz tabloyu. Neticede böyle bir şey de olabiliyor ama tabi ki muhalefetteki genel başkan artılarından, eksilerinden de bir eksiklik oldu yani ama ne yapsın bir genel başkan. Bunun her türlü yaptığı kanunsuz konuları ülke genelinde televizyonlarla, mitinglerle dile getirdi. Onun dışında onun da yapabileceği bir şey yok ama bu tür seçimlerde şu ahlak yok bizim siyasilerimizde. Kaybedenin görevden çekilmesi gibi bir durumu olması lazım. Bu Avrupa ülkelerinde de böyle ama maalesef zaman içerisinde bunlar bir düzene girecek. Kaybeden koltuğunun başından ayrılmak istemiyor. Bir yapışıyor ta ki ölünceye kadar orada kalmak istiyor. Bunun tepkisi de tabi partililere yansıdığı anda böyle durumlar oluyor.
Eski Genel Başkanınız Deniz Baykal Bilecik’e gelip ziyaretlerde bulunmuştu. Bununla ilgili görüşlerinizi almak isteriz?
Bizim parti teşkilatımızın başta bu görüşmeleri yapabilmesi ile ilgili ne bir açıklaması, ne bir bilgi verme işi vardı.
“Sayın Baykal’ın, değerli başkanımızın Bilecik’e gelişini basından öğrendik”
O bakımdan biz sayın Baykal’ın, değerli başkanımızın Bilecik’e gelişini basından öğrendik. Teşkilatın bize bir bilgilendirmesi olmadı ama bunları bilgilendirebilirlerdi, görevleri o yani. Yıllarca bu partinin içinde Genel Başkanlık yapmış, bu partiye hizmet vermiş değerli bir Genel Başkanın gelmesi konusunda ki haberi teşkilatımızın bizlere iletmesi lazım. Tüm İl Genelindeki ilçeler dahil, merkez dahil bir hazırlık içinde olması lazımdı. Yıllarca bu partiye hizmet vermiş, değerli, dürüst bir genel başkan. Bu adam bir isim, bir marka ama ona karşı yapılan davranış biçimini biraz hatalı gördüm. Bugün Deniz Baykal’ın Bilecik’e gelişindeki durumu tüm ilçelere bildirilip, tüm arkadaşların en azından Bilecik’te toplanması lazımdı. Bunun yapıldığını görmedim ben.
“İl Başkanımız neden böyle yapmıştır garibime gitti”
Neticede merkez ilçe başkanı vardı, o kardeşimiz vardı. Eski arkadaşlardan hatta eski arkadaşlardan bahsetmeden önce İl Başkanı Çağatay Karaahmet yoktu, Gölpazarı Belediye Başkanı Vedat Kazıcı yoktu, Bozüyük İlçe Başkanı Metin Torun yoktu. Osmaneli İlçe Başkanı Faik ağabeyden başka insan yoktu. Diğer taraftan bir nişan davetini kabul edip buraya gelen bir Genel Başkanımızın tabi ki partiye gidip bir çay içmesinden doğal bir şey yoktur. Bu yapılırken bütün hareketler içerisinde Merkez İlçe Başkanlığında gördüğümüz tablo bütün eski arkadaşlarımız Allah’tan ordaydı. Eski İl Başkanımız Sinan Baba, Erdoğan Tüfenkçi, diğer taraftan Meral Demirsoy hanfendi, Süleyman Demirsoy, Belediye Başkanlığı yapmış sayın Av. Akın Olcay vardı. Güzeldi, biz de oradaydık, duyduk geldik, daha güzel karşılanabilirdi.
“Böyle önemli bir günde İl Başkanının olmaması bir sürü soru işaretleri yaratır”
Oradaki eksikliği ben kabul edemiyorum, o bakımdan bu adam buraya gelip beni Genel Başkan gösterin gibi bir hadiselerle de gelmedi. Partili kardeşimizin düğününe davet edilmiş, o da kabul etmiş, ilçelerdeki teşkilatları da ziyaret ederek ilimizden geçti gitti, bunların yapılması lazım. Bunlarda da bir eksiklik vardı, bunların olmaması lazım. Eğer İl Başkanı kasıtlı olarak gelmediyse en büyük hatayı yapmıştır. Neticede Baykal’ın gelişi en az 20 gün önceden belli olmuştur, hiç kimse bir şey bilmiyor kardeşim. Birebir görüştüğümüz adamlardan bir tanesi yoktu. Bunların olmaması lazım. Parti içerisindeki sevgi, birlik, beraberlik ile iyi niyet her zaman olmalı. Böyle ayrımcılık olursa ona haber vermeyip, buna haber vermeyip bu partiye burada İl Genelinde bir iktidar görüntüsü verilemez. Bilmiyorum bu noktalarda düşünülür, acaba niye yoktu, niye gelmedi konuları tartışılır. Böyle önemli bir günde İl Başkanının olmaması bir sürü soru işaretleri yaratır, yapmaması, onun da orada olması lazımdı. Orada hep eskiler vardı. Hatta bir tane arkadaş orada ileri geri konuştu yani. Haklı, insanlar gergin, yay gibi.
Tabi ki altyapısı olan, okuma oranı yüksek olan, CHP iktidarlarının bol yaşandığı bir ilde bunların yaşanmaması lazımdı ama Deniz bey mütevazi bir insandır, dürüst bir insandır, ahlaklı bir insandır. Teşkilatta da çay içerken bu kırgınlıkların, dargınlıkların olabileceğini ama bu tartışmaların da yapılabileceği konusunda bazı mesajlar verdi, çok güzel konuştu, toparladı ve nikah şahitliği yapmak üzere Pelitözü köyündeki düğünün yapılacağı yere gitti.
Önümüzde bir Kurultay var. Sayın Kılıçdaroğlu Kurultay kararı aldı. Geçtiğimiz akşam partinizin sözcüsü Sayın Haluk Koç 5-6 Eylül tarihlerinde tam da Bilecik’in düşman işgalinden kurtuluşuna denk geliyor, Kurultay kararını aldığını açıkladı. Kurultay oldu diyelim. Kurultay’da ne olacak sizce?
Kesinlikle Kılıçdaroğlu çıkar bu kongrede. Genel Başkanlık seçimi dahi olsa şu anda Kılıçdaroğlu çıkar. Onun karşısına kim çıkarsa çıksın kazanamazlar.
Delege yapısıyla mı alakalı, yoksa örgüte verdiği mesajlarla mı alakalı?
Örgüte verdiğe mesajlarla ilgili. Kılıçdaroğlu gerçekten örgüte vermiş olduğu mesajlarla, yaptığı çalışmalarıyla üzerine düşenleri çok iyi yapan bir Genel Başkan ama bunun karşısında nasıl bir adayın kazandığı da ortada, Türk milletinin düşünmesi lazım, Genel Başkan olarak üzerine düşeni yapmıştır, bunu da herkes bilmekte ama bu Kurultayı 50 defa yapsalar Kılıçdaroğlu çıkar. Benim kişisel kanaatim bu böyledir, böyle de olacaktır.
Kurultay delegesi olsaydınız. Bilecik’te 4 Kurultay delegesi var biliyorsunuz. Kime oy verirdiniz?
Kılıçdaroğlu’na oy verirdim. Delegede olsaydım Kılıçdaroğlu’na oy verirdim, Deniz Baykal Genel Başkan olsaydı Deniz Baykal’a verirdim.
Kurultay’dan sağlıklı bir sonuç çıkacağına inanıyor musunuz?
Bu partinin içerisindeki bu tür tartışmalar yıllardan beri olan şeyler, bu tartışmalar olur ama kırgınlıkların olmaması lazım. Bir kongre olacak öyle veya böyle. Nasıl ki şimdi AKP Genel Başkanı Reisi Cumhur oldu, olay bitti. Kırgınlık, dargınlık olmuyor, karşındaki iktidar hükümetinin milletvekillerine bakın bir ses çıkıyor mu? Çıkıyorsa zaten ayrılıyor ama geride kalan büyük çoğunluk emrinde, böyle mesajlar veriyorlar.
“Kongrelerde gördüğümüz kavgalar, dövüşler olursa biz 300 yıl daha iktidar olamayız”
Tabi ki mücadele etmek güzel bir şey, bu tartışmaları yapmak güzel bir şey. Bu tartışmalardan güzelliklerin çıkması neticesi güzel olur ama bu tartışmalardan kırgınlıklar, diğer kongrelerde gördüğümüz kavgalar, dövüşler olursa biz 300 yıl daha iktidar olamayız. Ne zamanki bunları bitirecek, ne zamanki partiye hangi kesimden olursa olsun, hangi eğilimden olursa olsun adamların partiye kazandırılmasını hazmederek bu işlerin üzerine gidilirse, insanlar dışlanmazsa, ötekileştirilmezse ancak o zaman iflah olabiliriz. Parti küçük olsun gibi hikayelerle bu iktidara yürümek mümkün olmaz.
Bizim örf adetlerinde bir söylem, bir gelenek vardır “Kavgalı eve kız verilmez, kavgalı partiye oy verilmez” diye. Cumhuriyet Halk Partisinde çok kavga mı var yoksa çok seslilik mi var?
Çok seslilikle beraber kavga da var. Bilecik ilinde geçirdiğimiz bir yerel seçimler oldu. Ben insanları ötekileştirmiyorum. Bizim gibi küçük illerde yöre insanı seçilir. Seçmediğin anda tablo almış olduğun netice gibi olur, bunu 50 defa yap 50 defa böyle olur.
“Partililere açık yap, parti delegelerine değil üye bazında yap”
Teşkilatlar biraz akıllı olacak, hem de 20 gün kala aday çıkar mı bir partide? Ön seçim yapılmalı, koy sandığı adayların önüne onları da bir sene kala yap, 20 gün kala yaparsan yine olmaz. Partililere açık yap, parti delegelerine değil üye bazında yap. Koy sandığı oraya, ben çıkmışım, filanca çıkmış, öpüşürüz.. İlle de Mehmet Seven aday adayı olmuş kesin olacak diye bir kaide yok. Araştırma yapıyorsun, naylon bir kağıt çıkarıyorsun, o partideki Atilla Koç mudur, Kuzu mudur? Oraya getiriyorsun, oh tezgah tamam, 20 gün içerisinde.
“Bunların hazırladığı dosya kağıdı mı yoksa o ciddi araştırmaları yapan mı?”
Bu seçimlerde AKP araştırmasını yapan, yazılımları tespit eden firma sahiplerinden biri aradı beni. Benim buradan telefonumu vermişler Bursa’daydım. Sizi tanımak istiyoruz, sizin isminiz çok önde çıkıyor dediler. Ben de Bursa’dayım dedim. Şimdi bu tablo neticesinde hangisi doğru olacak? Bunların hazırladığı dosya kağıdı mı yoksa o ciddi araştırmaları yapan mı? Maalesef öyle oldu, böyle oldu, Ali Cengiz oyunu oldu, bir sürü laflar ortaya atıldı. Neticede bütün İl bazında ön seçim olması lazım. Herkes o zaman huzurlu bir aday adayı olur, ondan sonra çalışmalara başlar. 20 gün kala 15 gün kala aday çıkacak, tanıyan var, tanımayan var, öylesi var, böylesi var. Onların neticesinde de bütün il bazındaki ön seçimi olması lazım, herkes o zaman huzurlu bir aday adayı olur, ondan sonra çalışmalara başlar. 20 gün kala, 15 gün kala aday çıkacak tanıyan var, tanımayan var, öylesi var, böylesi var. Bunların neticesi de öyle yaptığın zaman tablo meydanda oluyor, halkımız da bunu biliyor. Doğruları yapalım, doğru netice elde edelim, hatalar yapmayalım. Tabi ki bir konuyu 50 defa tartışalım, bir defa biçelim.
“Hissi tavırlar alarak siyaset yapıyorsa o adam partiye de gelmesin, bu işlerle de uğraşmasın”
Tartışmak güzel bir şeydir ama böyle hissi elde ederek, hissi tavırlar alarak siyaset yapıyorsa o adam partiye de gelmesin, bu işlerle de uğraşmasın. Çünkü onların vereceği karar hiç samimi olmadığı gibi neticeyi de bize aksetmez. O bakımdan hissi olunmayacak, filancaya, fesmenceye kızabilirsin ama vicdanında doğruları ortaya koymuyorsan netice hüsran olur. Burada bir şey üretilmiyor, burada seçim yapılıyor. Seçim yapılırken de adaylar üzerinde çok sıkı durulması lazım, bunun da en güzelinin çıkacağı tablo delege bazında değil, üye bazında sandık koyacaksın. Artık her yerde bir sürü çirkinlikleri duyuyoruz. Delegelere bir şeyler veriyorlar, etkiliyorlar falan bu tür şeyler yapılırsa… Oy oranlarında da %95’e yakın doğrular çıkar. O bakımdan kullanımın bu şekilde olması hem il hem memleket açısından iyi olur.
Siz 80 öncesi Cumhuriyet Halk Partisinde gençlik kollarında çalıştınız diye biliyorum. Şu andaki Cumhuriyet Halk Partisindeki gençliği nasıl görüyorsunuz? Neden genç yok Cumhuriyet Halk Partisinde?
Bu işleri yapmak bir emek ister, bir sevgiyle bu işe sarılmak ister. Orada seçim tablosunu, neticesini görüyorsunuz. Küskünler fazla, kırgınlıklar fazla. İnsanları bir araya getirecek adam lazım. Sevgi olmadığı, saygı olmadığı zaman orada hiçbir şey olmaz. Genç niye gelir? Sevdiği biri varsa oraya gelir, sevdiği insanlarla bir takım organizasyonlara gelir. Bunların örgütlenmesi, hem çok kolaydır hem çok zordur. Genci orada partiye kazandırmak, partide ilk günden çalışmalar içerisinde bulundurmak, çok ciddi bir emek ister, özveri ister. Onların dilinden anlayan bir arkadaşlarla örgütlenmesi lazım, anlamayanların bu işin içine girdiğinde netice alabileceğini zannetmiyorum.
“Ben kendim CHP üyesi olabilmem için bir hafta adam bulamadım”
Bilecik’te parti binası da sık sık açılmıyor, ara sıra açıyorlar, orada bir kişinin durması lazım, parti açık olması lazım. Ben kendim CHP üyesi olabilmem için bir hafta adam bulamadım, üye olacağım adam bulamadım. Teşkilat başkanı Ankara’ya gel dedi. Bunları yaşadık yani. O bakımdan bunların olmaması lazım. Tabi bir de insanlara gitmek lazım, sen bir parti yöneticisiysen partiye davet etmen lazım, orada bir çay içirmen lazım, sizin gibi arkadaşlarımıza bu partinin ihtiyacı var, gelin üye olun demesi lazım, ayağına gidip aynı şeyleri ricada bulunması lazım. Bunlar olmuyor, bunlar neticede olmuyor.
“Havadan bakan adam topluluğu fazla CHP’de”
Baykal’ın geldiği zaman herkesin yüzü asık, yüzü gülen adam yok insanlara havadan bakıyorlar. Havadan bakan adam topluluğu fazla CHP’de. Yüzünüz gülsün be kardeşim. Hep böyle somurtuyorsunuz. Gelene, gidene ters bakıyorsunuz, gelin ya nazik bir nokta bu. Adam orada güler yüz, tatlı bir davranış görürse kendisiyle güzel ilgileneni görürse toplum içerisindeki dostlukları güzelse oraya bir sürü üye gelebilir. Maalesef bunları yapmıyorlar.
MİLLETVEKİLİ SEÇİMLERİNDE ADAY MISINIZ?
Eski Bilecik Belediye Başkanı ve Milletvekili Mehmet Seven’in ilk yapılacak genel seçimlerinde Milletvekili adayı olup olmayacağını ve gündeme dair sorduğumuz tüm soruların cevaplarını gazetemiz ve internet sitemizden 2. bölüm olarak takip edebilirsiniz. .
CANER ALKAN