Cumhuriyet Halk Partisi Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün, TBMM’de Bütçe görüşmelerinde mecliste söz alarak, hükümet tarafından üretilen politikaları eleştirdi.
Konuşmasına, İçişleri Bakanının 12 Nisan 2020 tarihinde istifa ettiğini ve bundan dolayı aslında yok hükmünde olduğunu savunarak başlayan Milletvekili Yaşar Tüzün, ekonomide kötü gidişatın nedeninin vatandaşa yapılan haksızlık olduğunu ve bunun altında yatan bir diğer nedenin vatandaşın ahı olduğunu iddia etti.
Konuşmasında, “İçişleri Bakanlığı bütçesi” üzerine değil, ‘İçişleri bütçesi’ üzerine söz aldığını belirten Milletvekili Tüzün, konuşmasında şunları söyledi:
‘’Daha önce de dediğim gibi istifa edip daha sonra mecburiyetten tekrar görevini sürdüren Bir İçişleri Bakanından bahsediyoruz. Bununla birlikte 12 Nisan 2020 tarihinde Sayın Soylu’nun yapmış olduğu açıklamanın bir kısmını sizlerle paylaşmak istiyorum. ‘Gayretle ve titizlikle yürütülen bir süreçte tamamen salgının önlenmesine yönelik hafta sonu sokağa çıkmama kararının uygulanmasının sorumluluğu her yönüyle şahsıma aittir.’ Sayın Bakan, yaptığınız bu açıklamanın ve attığınız bu imzanın arkasında neden durmuyorsunuz?”
Bakan Soylu’nun Nisan 2020’de istifa ettiğini ve istifanın ardından bakanlık yapacak başka kimsenin olup olmadığını soran Tüzün konuşmasına; ‘’Üzerinde bu kadar kişinin ahı olan bir bütçeye onay veremeyiz’’ ifadelerini kullanarak, şöyle devam etti:
”Bu soruyu kendinize sorun değerli AKP milletvekilleri. Şimdi, yarattığınız bu kaostan ve kargaşadan dolayı virüse yakalanan vatandaşların sizin üzerinizde ahı var. Virüsü yakalanıp hasta olan ve hasta yatan vatandaşlarımızın sizin üzerinizde ahı var. Bu kargaşa ve kaostan dolayı hastanede yatıp iyileşemeyip vefat eden vatandaşlarımızın yakınlarının akrabalarının sizin üzerinizde ahı var. Yetmez, yetmez! Sağlık çalışanlarının sizin üzerinizde ahı var; yetmez, doktorların sizin üzerinizde ahı var. Yetmez, hemen yanı başınızda oturan Sağlık Bakanının sizin üzerinizde ahı var.
12 Nisan 2020 sonrası. 12 Nisan 2020 öncesinde de başta 15 Temmuz gazi ve şehitleri için toplanan yardımlar bu ailelere ödenmediği için şehit ve gazi yakınlarının sizin üzerinizde ahı var ve bu da yetmez. Her seçim döneminde ‘Polis memurlarına 3600 ek gösterge vereceğiz’ deyip vermediğiniz için bütün Emniyet teşkilatının sizin üzerinizde ahı var. Yetmez, ‘Jandarma teşkilatında bulunan sözleşmeli personele yani er ve erbaşlara kadro vereceğiz’ dediniz, Jandarma teşkilatının sizin üzerinizde ahı var; Yetmez, haklarında mahkeme kararı olmadığı için görevlerinden uzaklaştırılan, yakalanan belediye başkanlarının ve onları seçen vatandaşların sizin üzerinizde ahı var. Bu kadar üzerinde vatandaşın ahı olan bir bütçeye CHP olarak bizlerin de ret oyu vereceğimizi belirtmek isterim.”
Cumhuriyet Halk Partisi olarak vatandaşa, devlet kurumları ve devlet mallarına yönelik yapılan yanlış girişimler nedeniyle ülkenin ekonomik olarak dar boğazda olduğunu iddia eden Milletvekili Tüzün, hükümete ‘’Züğürt Ağa’’ benzetmesi yaptı ve sonlarının geldiğini savundu.
Görüşülen bütçenin hükümetin son bütçesi olduğunu sözlerine ekleyen Milletvekili Tüzün, ‘’Evet, reislik, ağalık; Züğürt Ağa’lığa gerek yok. Ülkenin içinde bulunduğu bu ekonomik sorunlardan kurtulmanın gerekçeleri var. Şimdi, Cumhuriyet Halk Partili milletvekilleri size sataşıyorum, grubuma sataşıyorum: Bu bütçe, muhalefet partisi olarak sizin son bütçeniz, artık Türkiye’yi yöneteceğiz, Türkiye’yi birlikte yöneteceğiz, Türkiye’yi kucaklayacağız, birliği, barışı, istikrarı getireceğiz.
12 Aralık-18 Aralık arası, yerli malı haftası. Yerlilikten ve millilikten bahseden siyasi anlayış bunu hiç gündeme getirmiyor. Bakınız, bir hafızanızı tazeleyiniz: TÜRK TELEKOM’u Araplara sattınız, PETKİM’i Azerilere sattınız, ÇAYKUR’u Katarlılara sattınız, Petrol Ofisini Avusturyalılara sattınız, TEKEL’in sigara fabrikasını Amerikalılara sattınız, Telsim’i İngilizlere, Digitürk’ü Katarlılara, Avea’yı Lübnanlılara, Başak Sigortayı Fransızlara, İzmir Limanı’nı Çinlilere, Kuşadası Limanı’nı İsraillilere, son olarak da Borsa İstanbul’u Katarlılara sattınız. Şimdi, devletin bu kadar stratejik konumda olan kurum ve kuruluşlarını sattınız, geldiğiniz noktada TANSAŞ mağazaları adı altında tanzim satışı mağazaları altında ve Tarım Kredi Kooperatiflerinin aracılığıyla bu memlekette domates, biber, patlıcan satıyorsunuz. Bu ayıp size yeter de artar.’’