1. Haberler
  2. Köşe Yazıları
  3. Psikolog Alparslan Tunç: “Sosyal Medya Gençleri Yalnızlaştırıyor”

Psikolog Alparslan Tunç: “Sosyal Medya Gençleri Yalnızlaştırıyor”

featured
0
Paylaş

Bilecikli psikolog Alparslan Tunç, gençlerde artan kaygı ve yalnızlık duygularına dikkat çekti. Özellikle sosyal medya kullanımının bu duyguları beslediğini vurgulayan uzman, gençlere hem bireysel hem de toplumsal önerilerde bulundu.

Üniversiteye yeni başlayanlardan iş hayatına atılan gençlere kadar pek çok kişinin geleceğe dair belirsizlikler yaşadığını ifade eden Tunç, “İş bulma kaygısı, sosyal ilişkilerdeki zorluklar ve toplumsal beklentiler gençleri yalnızlaştırabiliyor. Sosyal medyada herkesin mutlu ve başarılı göründüğü bir ortamda kişi kendini yetersiz hissedebiliyor. Bu durum kaygıyı artırırken özgüveni de olumsuz etkiliyor” dedi.

Kaygı ve yalnızlığın tamamen olumsuz duygular olmadığına da değinen uzman, doğru yönetildiklerinde kişisel gelişime katkı sağlayabileceklerini belirtti: “Kaygı insanı motive eden doğal bir mekanizmadır, yalnızlık da bazen kişinin kendini tanımasına fırsat verir. Ancak bu duygular kontrol edilemez hale geldiğinde ciddi sorunlara yol açabilir. Bu noktada farkındalık ve destek çok önemlidir.”

Yaz aylarında artan sosyal medya kullanımına değinen psikolog, tatilde eğlenen veya sürekli mutlu görünen insanlarla kıyas yapmanın gençlerde yetersizlik hissini güçlendirdiğini söyledi. Gerçek hayata odaklanmanın önemine vurgu yaparak şu önerilerde bulundu: “Günlük yaşamda küçük de olsa denge sağlayacak rutinler oluşturmak, yeni hobiler edinmek ve aileyle kaliteli vakit geçirmek ruh sağlığını korumada çok etkilidir. Sosyal medya sınırlı kullanıldığında faydalı olabilir ama aşırıya kaçıldığında kişiyi yalnızlaştırır.”

Gençlere duygularını bastırmamaları tavsiyesinde bulunan Tunç, “Kaygı ve yalnızlık duygularını paylaşmak onları hafifletir. Gerekirse profesyonel destek alınmalı. Yalnızlık bir kader değildir; paylaşıldıkça azalır, desteklendikçe iyileşir” diye konuştu.

Ailelere de çağrıda bulunan uzman, gençlerin yaşadığı psikolojik sıkıntıların küçümsenmemesi gerektiğini söyledi. “Anne ve babaların gençleri yargılamadan dinlemesi, anlamaya çalışması ve baskıcı tutumlardan uzak durması çok kıymetlidir. Destekleyici bir aile ortamı, kaygı ve yalnızlıkla baş etmede en büyük koruyucu faktörlerden biridir” ifadelerini kullandı.

Bilecik özelinde de değerlendirmeler yapan psikolog, özellikle üniversite öğrencileri ve yeni mezun gençler arasında psikolojik destek taleplerinin arttığını aktardı. Bu süreçte gençlerin yalnız olmadığını hissetmeleri için üniversiteler, yerel kurumlar ve sivil toplum kuruluşlarının farkındalık çalışmalarının önem taşıdığını vurguladı.

Son olarak toplumsal dayanışmanın önemine işaret eden uzman, gençlerin spor, sanat ve kültürel etkinliklere katılımının teşvik edilmesi gerektiğini belirterek, “Bu tür faaliyetler hem sosyal çevreyi güçlendiriyor hem de kaygıyı azaltıyor. Bilecik’te belediyeler ve üniversite bu anlamda çeşitli imkânlar sunuyor ancak daha fazla destek ve yaygınlaştırma gerekiyor” dedi.