1. Haberler
  2. Köşe Yazıları
  3. Rengin Nohutçu yazdı… “Bilecik’in Kültür Vahası: Es Es Sahaf”

Rengin Nohutçu yazdı… “Bilecik’in Kültür Vahası: Es Es Sahaf”

featured
0
Paylaş

Bilecik’in çarşısında gezerken belki serinlemek için belki de, iyi bir okuyucuysanız, kitap kokusunu aldığınız için girdiğiniz pasajın iç kısmına doğru ilerlerken sağda bir dükkan çeker dikkatinizi. Pasajın serinliğine rağmen sıcacık ve küçük alanının aksine, birçok farklı dünyaya kapı açacak kadar büyük bir yer: ES ES SAHAF.

İçeri adım attığınızda sahaf Kadir Akar, güler yüzüyle karşılıyor sizi. Çay, kahve ikram ediyor ve kitaplar hakkında sohbete davet ediyor. Kadir Akar’ın kitaplar hakkındaki bilgisi de cabası; iyi bir okur değilseniz bile sizi o dünyaya bir şekilde çekmeyi başarıyor.

Bir Alman Dili ve Edebiyatı öğrencisi olarak dikkatimi ilk başta yabancı diller kısmı çekiyor. Hollandaca, Almanca, Fransızca, Rusça ve İngilizce kitaplara rastlayınca hem biraz şaşırıyor hem de ilimizde yabancı dilde kitaplara erişim konusunda böyle bir adım atıldığı için mutlu oluyorum.

Kadir Ağabey ile yaptığımız ufak bir röportaj sonucunda bu değerli dükkana dair çok kıymetli bilgiler edindim. Sahafının Bilecik’te bir ilk olduğunu belirten Kadir Akar, asıl amacının halka okuma alışkanlığı kazandırmak ve fahiş fiyatlardan dolayı düşen okuma oranlarını artırmak olduğunu belirtiyor. Dükkanda bulunan kitap kiralama sistemi ya da üyelere özel indirimler de bu amaç doğrultusunda yaptığı çalışmaların en güzel örneği.

Sahaflığın yalnızca bir dükkan işletmeciliği değil, bir kültür olduğunu savunan Akar, bu kültürü yaşatmak için “Pazar Buluşmaları” adını verdiği etkinlikler düzenliyor. Bilecik’teki tüm kitapseverlere açık olan bu buluşmalar sahafta gerçekleşiyor; her yaştan ve eğitim düzeyinden insanı bir araya getirerek çeşitli konularda fikir alışverişinde bulunulmasını sağlıyor.

Birkaçına benim de katılma fırsatı bulabildiğim bu buluşmalar, halk tarafından çok seviliyor ve ilgiyle takip ediliyor. Kısacası Es Es Sahaf, Bilecik’in merkezinde sadece kitap satılan bir yer değil, yaşayan bir kültür durağı.

Eğer siz de dijital dünyanın gürültüsünden biraz uzaklaşmak, bir fincan çay eşliğinde bambaşka diyarlara yolculuk etmek isterseniz, o serin pasajın sağındaki bu küçük dükkâna mutlaka uğrayın. Kim bilir, belki bir pazar günü bir kitabın satır aralarında aynı heyecanı paylaşırken karşılaşırız. Çünkü sahaflık sadece bir ticaret değil, bir gönül işidir; ve bu kültürü yaşatmak hepimizin ortak sorumluluğudur.