745. Söğüt Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Yörük Şenlikleri, üçüncü gününde düzenlenen törenlerin ardından büyük bir coşkuyla tamamlandı.
Şenlikler, Adalet Bakanı Akın Gürlek öncülüğünde protokol üyelerinin Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaretiyle başladı. Türbe ziyaretinin ardından tören alanına geçildi.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende protokol konuşmaları gerçekleştirildi. Konuşmaların ardından Söğüt Ertuğrul Gazi Halk Oyunları ekibinin folklor gösterisi, Jandarma Genel Komutanlığı Merasim Bölüğü gösterisi ve Jandarma Genel Komutanlığı Mehteran Birliği gösterisi gerçekleştirildi. Jandarma Genel Komutanlığı bandosu eşliğinde düzenlenen tören geçişinin ardından vatandaşlara şifalı pilav ikram edildi.
Durgut: “Ecdadımızın yolundan ayrılmayacağız”
Törende konuşan Söğüt Belediye Başkanı Ferhat Durgut, asli görevlerinin bu emaneti yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak olduğunu söyledi.
Durgut, “Ecdadımızın yolundan ayrılmayacağız, birliğimizi ve kardeşliğimizi daima sürdüreceğiz” dedi.
Türkoğlu: “Cihan devletine dönüşen bir beyliğin azmini tazeledik”
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Türkoğlu, sık sık Türklüğe vurgu yaptığı konuşmasında, Söğüt’e 400 çadırla gelip cihan devletine dönüşen bir beyliğin azmini hafızalarda tazelediklerini aktardı.
Macit, Bahçeli’nin mesajını okudu
Milliyetçi Hareket Partisi(MHP) Genel Başkan Başdanışmanı Muhammet Hanifi Macit ise MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin mesajını okudu.
Macit, “Bize düşen asli vazife Söğüt’te dikilen o ulu çınara sahip çıkmaktır” dedi.
Destici: “Yörüklük; hürriyettir, mertliktir”
Büyük Birlik Partisi(BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici ise konuşmasında, “Yörüklük sadece bir hayat tarzı değildir, yörüklük; hürriyettir, mertliktir” dedi.
Vali Sözer: “Söğüt, cihanı kuşatan büyük bir devlet tasavvurunun adıdır”
Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer de yaptığı konuşmada, “Söğüt küçük bir obadan cihanı kuşatan büyük bir devlet tasavvurunun adıdır” dedi.
Bakan Gürlek: “Bugün yalnızca aziz ecdadımızı yad etmiyoruz”
Adalet Bakanı Akın Gürlek, törende yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:
“Bugün yalnızca aziz ecdadımızı yâd etmiyor; birkaç obadan cihan devletine uzanan kutlu yürüyüşün dayandığı inancı, iradeyi ve ahlakı yeniden hatırlıyoruz. Kurucu dedelerimizin geniş ve öngörülü vizyonunun, tarihî tecrübelerinden doğan ferasetinin anlam ve önemini her geçen gün daha iyi anlıyor; onlara layık olmak için kadim milletimizle el ele geleceğe yürüyoruz. Yüz binlerce insanın ve Türk dünyasının farklı bölgelerinden gelen kardeşlerimizin ilk göz bebeğimiz, payitahtımız Bilecik’te buluşması, bu toprakların ortak hafızamızdaki müstesna yerini göstermektedir. Aslını, ceddini ve tarihini unutan milletlerin ne hâle düştüklerini görüyor; bu toprakların her bir karışını şehitlerimizin kanıyla ve tarihimizin şanıyla yurt edinmenin haklı gururunu, vatanımızı daha güçlü biçimde koruma iradesini burada bulunan milletimizin gözlerindeki kararlılıktan açıkça anlayabiliyorum. İyi ki varsınız, iyi ki varlığınızdan güç alıyoruz.
Bilecik; cesaretin hikmetle, kudretin merhametle, devlet idaresinin adaletle buluştuğu yerdir. Burada atılan tohumu üç kıtaya kök salan büyük bir medeniyet çınarına dönüştüren, insana değer veren, mazlumu koruyan, emanete sahip çıkan ve adaleti merkeze alan devlet anlayışıdır. Çünkü ecdadımız, fethedilen toprakları kalıcı vatan yapanın kılıçtan önce adalet, surlardan önce gönüller olduğunu biliyordu. Anadolu’yu yurt edinen ecdadımız, hoşgörüyü en güçlü silah hâline getirmiş; kendinden olmayanların zihinlerine adaletle, kalplerine ise muhabbetle hükmetmeyi bilmiştir.
Ertuğrul Gazi’nin bizlere bıraktığı miras; en ağır şartlarda dahi istikameti kaybetmemek, milletin birliğini korumak ve hakkı üstün tutmaktır. Şeyh Edebali’nin “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.” nasihati de bu anlayışın özüdür. Bu topraklarda asırlarca önce başlayan asil yürüyüş; yalnızca milletimizin kaderini değil, insanlığın ortak tarihini de değiştirmiş, Batı’nın karanlık çağlardan çıkış sürecinde en önemli unsurlardan biri olmuştur.
Ertuğrul Gazi’nin iradesi, Osman Gazi’nin cesareti ve Şeyh Edebali’nin hikmeti bu topraklarda buluşmuş; Söğüt’te yakılan kutlu ocak, bir milletin kaderine yön vermiştir. Allah bu milletin hiçbir zaman tüten ocaklarını söndürmesin.
Yörük ve Türkmen asaleti asırlardır dilimizi, türkülerimizi, töremizi ve millî hafızamızı nesilden nesile taşımış; göç yollarıyla yalnızca coğrafyaları değil, gönülleri de birbirine bağlamıştır.
Bugün Bilecik’te yaşatılan bu gelenek, geçmişe duyulan bir özlemin ötesinde; kim olduğumuzu ve geleceğe hangi değerlerle yürüyeceğimizi gösteren canlı bir hafızadır. Bizlere düşen, bu mirasın taşıdığı adalet, cesaret, kardeşlik ve bağımsızlık ruhunu yaşatarak gelecek nesillere aktarmaktır. Bilecik bu yönüyle, aziz hatıralarıyla geçmiş ile gelecek arasında kurulmuş büyük bir tarih köprüsüdür.”












