1. Haberler
  2. Güncel
  3. Tüzün: “Bilecik’e Verilen Maden Ruhsatları Doğayı, Suyu ve Tarımı Yok Edecek”

Tüzün: “Bilecik’e Verilen Maden Ruhsatları Doğayı, Suyu ve Tarımı Yok Edecek”

featured
0
Paylaş

Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Genel Kurul Görüşmelerinde gündem dışı aldığı sözde Bilecik’te verilen maden ruhsatlarının yol açtığı çevresel ve tarımsal tahribata dikkat çekti. Tüzün, konuşmasında Söğüt ve Çaltı başta olmak üzere bölgenin geri dönülmez bir yıkımla karşı karşıya olduğunu ifade etti.

“Bilecik, 7 Belgrad Ormanı Büyüklüğünde Maden Ruhsatı Verilen Bir İl”
Yaşar Tüzün konuşmasında şu ifadeleri kullandı:“Taşı mermer, toprağı seramik, yaprağı ipek olan seçim bölgem, memleketim Bilecik, Türkiye’nin en yeşil şehirlerinden biri olan ve maalesef son üç yılda 5.896 futbol sahası büyüklüğünde maden ruhsatı verilen bir il; 7 adet Belgrad Ormanı büyüklüğünde, 16.122 hektar büyüklüğünde maden ruhsatı verilen bir il. Birkaç yıl kazı uğruna yapılan ve verilen bu ruhsatlar ormanlarımızı yok edecek, suyu kirletecek ve tarım arazilerini yok edecek noktaya gelmiştir.”

“Söğüt’ün Bağrına Hançer Saplıyorsunuz”
Tüzün, Söğüt ilçesinde yürütülen madencilik faaliyetlerine sert tepki göstererek konuşmasını şöyle sürdürdü:“Kuruluşun beşiği, bağrından imparatorluk çıkaran, kuruluşun ve kurtuluşun kenti Söğüt’ün, Söğüt ilçemizin bağrına hançer saplıyorsunuz. Söğüt’ün doğasını, suyunu, tarımını yok edeceksiniz. Neden mi? 2008 yılında Koza Altın İşletmeleri için ruhsat veriliyor ve bu Koza Altın Madeni İşletmesi çıkardığı ham maddeyi çevreyi korumak adına, çevreye zarar vermemek adına Eskişehir ilimizin Kaymaz ilçesine götürüyor ve 2020 yılında bu ocak GÜBRETAŞ’ın eline geçiyor yani GÜBRETAŞ bu ocağa çöküyor ve yerinde üretime geçiyor.”

“Siyanürle Bu Kent Zehirleniyor”
GÜBRETAŞ Altın Madeni İşletmesi’nin yerleşim alanlarına olan yakınlığına dikkat çeken Tüzün, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:“Bu ruhsatın, özellikle insan yaşam yerlerine en az 5 kilometre uzakta olması kamu yararı için kanuni mutlak gerekliliktir. Kanun bu ruhsatta göz ardı edilmiştir. Çünkü GÜBRETAŞ Altın Madeni İşletmesi içme suyu barajına 300 metre, Söğüt Deresi’ne 50 metre, Söğüt merkeze 2.500 metrede ve Çaltı dediğimiz, Marmara’nın Antalya’sı olan sera bölgesine 4.700 metrede. Çaltı beldemiz -eskiden belde vardı, belediye vardı, sizin yüzünüzden kapandı- nüfusu 2 binin altında olduğu için şimdi köy statüsünde. (CHP sıralarından alkışlar) Bu bölge Orta Sakarya Vadisi yani Marmara’nın Antalya’sı.”

Tüzün, ikinci siyanür havuzunun ardından yaşananları da şu sözlerle dile getirdi:“Şimdi, GÜBRETAŞ’ın 2’nci havuzu yapmasıyla birlikte Çaltı ve bölgesinin kullandığı dere kurumuştur, bölgenin tarım arazileri ve seraları yok olma durumuna gelmiştir. Ayrıca, Çaltı köyümüzün kullanma suyu ellerinden alındığı yetmezmiş gibi şimdi de içme suyu kalmamış, köyümüzün ve iş yerlerindeki vatandaşlarımızın çeşmeleri akmamaktadır. Seralar ve tarım arazileri ve vatandaşlarımız yok olma noktasına gelmiştir. GÜBRETAŞ’ın sonradan yaptığı 2’nci havuzun ruhsatı var mıdır, havuzun sızdırmazlık kriterleri uygulanmış mıdır? Tam da zehirli atıkların yayıldığı gerçeği söz konusudur.”

Konuşmasının devamında Tarım Kredi Kooperatifleri ve GÜBRETAŞ’a da değinen Tüzün, şöyle konuştu:“Sonuç olarak, altın üretiminde kullanılan siyanür liçi sonunda bertaraf edilmediğinden çevre ve insan sağlığı için son derece zararlıdır ve yöre halkı için büyük tehlikedir. Tarım Kredi Kooperatifleri tarımı desteklemek için kurulmuştur sevgili AKP milletvekilleri; iştiraki olan GÜBRETAŞ Maden Yatırımları AŞ ise tarımsal faaliyetleri yok etmek, tarımı bitirmek için çaba göstermektedir.”

Milliyetçi Hareket Partisi’ne de seslenen Tüzün, sözlerini şöyle tamamladı:“Bir sözüm de Milliyetçi Hareket Partisi Değerli Grup Başkan Vekillerine: 1999 yılından beri bu kenti Milliyetçi Hareket Partisinden seçilmiş belediye başkanlarımız yönetiyor. Sayın Bahçeli Ertuğrul Gazi’yi anma etkinliklerine her yıl gelir, Söğüt’ün tarihsel önemine dikkat çeker ancak Belediye Başkanınızdan ve partililerinizden öğrenebilirsiniz; bu GÜBRETAŞ’ın yarattığı manevi zarar gerçekten Söğüt halkını ve bölge havzasını bitirme noktasına gelmiştir. Yapılan 2’nci havuzla birlikte bu siyanürle taşı mermer olan, toprağı fayans olan, yaprağı ipek olan kent zehirlenmektedir. Bu zehirlenmeden hep birlikte, tüm milletvekilleri ve yüce Meclis olarak bu kenti ve Bilecik’i kurtarmak durumundayız diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.”