Kış mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte sokak hayvanlarının yaşam mücadelesi yeniden gündeme geldi. Veteriner Hekim Özcan Tunç; sokak hayvanlarının soğuk, açlık ve hastalıklarla karşı karşıya kalacağı kış aylarında vatandaşlara önemli sorumluluklar düştüğünü belirterek hayvan sağlığı, toplum sağlığı, gıda güvenliği ve bilinçli hayvan sahiplenme konusunda dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Tunç, “Hayvanları korumak yalnızca bir merhamet meselesi değil, aynı zamanda toplumsal sorumluluktur. Bir şehrin medeniyeti, kendisini savunamayan canlılara nasıl davrandığıyla da belli olur” dedi.
Havaların soğumaya başlaması ve kış mevsiminin kapıya dayanmasıyla birlikte sokak hayvanlarının yaşam koşulları yeniden önem kazandı. Özellikle barınma, beslenme, hastalıklardan korunma ve tedaviye erişim konusunda zorluk yaşayan sokak hayvanları için kış ayları çok daha ağır geçebiliyor. Soğuk hava, yağmur, kar, don ve azalan besin kaynakları, dışarıda yaşam mücadelesi veren hayvanların sağlık durumlarını olumsuz etkileyebiliyor. Veteriner Hekim Özcan Tunç, kış aylarına girerken hayvan sağlığının yalnızca hayvanseverlerin değil, bütün toplumun gündeminde olması gerektiğini belirtti. Hayvanlara yönelik duyarlılığın mevsimsel bir davranış olarak kalmaması gerektiğini ifade eden Tunç, hayvan sağlığı ile insan sağlığının birbirinden ayrı düşünülemeyeceğine dikkat çekti.
“KIŞ AYLARI SOKAK HAYVANLARI İÇİN DAHA ZORLU GEÇİYOR”
Kış mevsiminde sokak hayvanlarının birçok riskle karşı karşıya kaldığını belirten Veteriner Hekim Özcan Tunç, özellikle yavru, yaşlı, hasta ve bağışıklık sistemi zayıf hayvanların soğuk hava koşullarından daha fazla etkilendiğini söyledi. Tunç, “Bizler soğuk havalarda evlerimize, sıcak ortamlarımıza çekilebiliyoruz. Ancak sokakta yaşayan hayvanların böyle bir imkânı bulunmuyor. Onlar yağmurun, karın, rüzgârın ve don olaylarının ortasında yaşam mücadelesi veriyor. Özellikle yavru hayvanlar, yaşlılar, kronik hastalığı bulunanlar ve zayıf düşmüş hayvanlar açısından kış ayları çok daha riskli. Uzun süre soğuğa maruz kalmak vücut ısısının tehlikeli düzeyde düşmesine, yani hipotermiye neden olabilir. Islak kalan hayvanlarda vücut ısısı daha hızlı düşebilir. Bu nedenle kış aylarında barınma ve beslenme konusu hayati önem taşıyor” ifadelerini kullandı. Vatandaşların alacağı küçük önlemlerin bile hayvanların yaşamında büyük fark yaratabileceğini belirten Tunç, uygun yerlere su ve mama bırakılmasının, güvenli barınma alanlarının oluşturulmasının ve hasta hayvanların ilgili veteriner sağlık birimlerine bildirilmesinin önemine değindi.
“BİR KAP MAMA, BİR KAP SU VE KÜÇÜK BİR SIĞINAK BİR CANIN HAYATINI KURTARABİLİR”
Kış aylarında hayvanların yalnızca soğuktan değil, besin ve temiz suya ulaşma konusunda da sıkıntı yaşayabildiğini belirten Tunç, vatandaşlara çağrıda bulundu. “Kar yağdığında, yağmur yağdığında veya hava sıcaklıkları sıfırın altına düştüğünde hayvanların yiyecek bulması zorlaşabiliyor. Bu nedenle imkânı olan vatandaşlarımızın uygun noktalara mama ve temiz su bırakması çok kıymetli. Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir konu var: Bırakılan suyun donmaması, mama ve yiyeceklerin temiz tutulması, besleme noktalarının çevre sağlığını olumsuz etkilemeyecek şekilde düzenlenmesi gerekiyor. Ayrıca hayvanların araç trafiğinden uzak, kuru ve güvenli alanlarda barınabilmesi de önemli.” Tunç, basit malzemelerle hazırlanabilecek korunaklı barınakların özellikle soğuk ve yağışlı günlerde önemli bir ihtiyaç olduğunu belirterek bu alanların rüzgâr ve yağmurdan korunaklı, yerden yüksek ve kuru tutulmasının hayvanların sağlığı açısından faydalı olacağını ifade etti.
EVİMİZDEKİ HAYVANLAR DA KIŞA HAZIRLANMALI
Kış aylarında yalnızca sokak hayvanlarının değil, evlerde ve bahçelerde bakılan hayvanların da özel ilgiye ihtiyaç duyduğunu belirten Tunç, hayvan sahiplerinin mevsim değişikliğine göre bakım koşullarını gözden geçirmesi gerektiğini söyledi. Özellikle kısa tüylü, küçük ırk, yaşlı ve kronik hastalığı bulunan hayvanların soğuktan daha fazla etkilenebileceğini ifade eden Tunç, şu uyarılarda bulundu: “Evcil hayvanlarımızın kış aylarında da düzenli sağlık kontrollerini yaptırmalıyız. Soğuk havalarda uzun süre dışarıda bırakılmamaları, uyudukları alanların kuru ve sıcak olması, beslenmelerinin yaşlarına, kilolarına ve sağlık durumlarına uygun şekilde düzenlenmesi gerekiyor. Özellikle yaşlı ve eklem rahatsızlığı bulunan hayvanlarda soğuk hava hareket kabiliyetini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca kış aylarında hareketin azalması kilo artışına yol açabilir. Bu nedenle egzersiz ve beslenme dengesi korunmalı.” Tunç, kış aylarında araçların motor bölümlerinin de kediler için tehlike oluşturabileceğine dikkat çekerek sürücülerin araçlarını çalıştırmadan önce kaputa vurmasının veya çevresini kontrol etmesinin önemli bir alışkanlık olduğunu belirtti. “Özellikle soğuk gecelerde kediler sıcaklık nedeniyle araçların motor bölümlerine veya tekerlek çevresine sığınabiliyor. Sürücülerin araçlarını çalıştırmadan önce kısa bir kontrol yapması, farkında olmadan yaşanabilecek kazaların önüne geçebilir” dedi.
“HAYVAN SEVMEK YETMEZ, SORUMLULUK ALMAK GEREKİR”
Hayvan sahiplenmenin geçici bir heves olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Özcan Tunç, hayvanların yaşamları boyunca bakım, beslenme ve sağlık hizmetlerine ihtiyaç duyduğunu hatırlattı.
Tunç, “Bir hayvanı sahiplenmek, yalnızca onu evimize getirmek değildir. Onun yaşamı boyunca bakımını üstlenmek, hastalandığında tedavisini yaptırmak, aşılarını ve kontrollerini ihmal etmemek, yaşlandığında da yanında olmaktır. Tatil, taşınma, ekonomik sıkıntı veya yaşam koşullarındaki değişiklikler, sahiplenilen hayvanı terk etmek için gerekçe olamaz. Hayvan sahiplenmek bir heves değil, uzun yıllar devam edecek bir sorumluluktur” diye konuştu.
Özellikle yavru hayvanların sevimli görüntülerine kapılarak bilinçsizce sahiplenilmesinin, ilerleyen dönemlerde terk edilme vakalarına zemin hazırlayabildiğini belirten Tunç, sahiplenme öncesinde hayvanın ihtiyaçlarının ve bakım koşullarının iyi değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“SOKAK HAYVANLARI KONUSU BİLİMSEL YAKLAŞIMLA ELE ALINMALI”
Sokak hayvanları konusunda toplumda farklı görüşlerin bulunduğunu belirten Tunç, bu konunun karşıtlıklar üzerinden değil, bilimsel veriler ve ortak sorumluluk anlayışıyla değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
“İnsanların güvenli sokaklarda yaşama hakkı da hayvanların yaşam hakkı da önemlidir. Bu iki konuyu birbirinin karşısına koymak yerine, her ikisini de koruyacak bilimsel ve sürdürülebilir çözümler geliştirmeliyiz. Kontrolsüz hayvan popülasyonunun önlenmesi, kısırlaştırma çalışmalarının planlı şekilde yürütülmesi, aşılama, kayıt, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinin etkin olması gerekiyor. Bu çalışmaların süreklilik taşıması çok önemli.”
Tunç, hayvan popülasyonunun yönetiminde günübirlik uygulamalar yerine uzun vadeli programlara ihtiyaç duyulduğunu vurgulayarak veteriner hekimlerin bilimsel bilgi ve deneyimlerinden daha fazla yararlanılması gerektiğini kaydetti.
“YEREL YÖNETİMLERE KIŞ AYLARINDA DAHA FAZLA SORUMLULUK DÜŞÜYOR”
Sokak hayvanlarının kış koşullarında korunmasında yerel yönetimlerin önemli görevleri bulunduğunu belirten Özcan Tunç, özellikle düzenli besleme, barınma, tedavi ve rehabilitasyon çalışmalarının önemine dikkat çekti.
Tunç, “Kış mevsiminde hayvanların barınma ve beslenme ihtiyaçları daha belirgin hâle geliyor. Yerel yönetimlerin hayvanların sağlık durumlarını takip etmesi, hasta ve yaralı hayvanlara zamanında müdahale edilmesini sağlaması, uygun bakım ve barınma koşullarını oluşturması gerekiyor. Kısırlaştırma ve aşılama hizmetleri de yıl boyunca planlı ve kesintisiz sürdürülmeli. Bu çalışmalar yalnızca kışın değil, bütün yıl devam etmeli. Çünkü hayvan sağlığı mevsimsel değil, sürekli bir sorumluluktur” dedi.
Tunç, vatandaşların da yerel yönetimlerle iş birliği içinde hareket etmesinin önemini vurgulayarak hasta, yaralı veya yardıma muhtaç hayvanların ilgili birimlere bildirilmesi gerektiğini ifade etti.
“VETERİNER HEKİMLİK SADECE HAYVAN TEDAVİSİ DEĞİLDİR”
Veteriner hekimliğin toplum tarafından zaman zaman yalnızca kedi ve köpek tedavisiyle özdeşleştirildiğini belirten Tunç, mesleğin insan sağlığı ve gıda güvenliği açısından da kritik bir görev üstlendiğini söyledi.
“Veteriner hekimler yalnızca hasta hayvanları tedavi etmez. Hayvanlardan insanlara bulaşabilen hastalıklarla mücadele eder, hayvansal gıdaların güvenilirliğine katkı sağlar ve koruyucu hekimlik uygulamalarıyla toplum sağlığının korunmasında görev alır. Kuduz, bruselloz, tüberküloz gibi zoonotik hastalıkların kontrolünde veteriner hekimlik hizmetlerinin önemi büyüktür. Sağlıklı hayvan, güvenilir gıda ve sağlıklı toplum birbirinden ayrılmaz.”
Özcan Tunç, özellikle hayvanlarla temas eden kişilerin hijyen kurallarına uyması, hayvanların aşı ve sağlık kontrollerinin düzenli yaptırılması ve şüpheli hastalık belirtilerinde veteriner hekime başvurulmasının önemini de hatırlattı.
KIŞ AYLARINDA HAYVANLARDA HASTALIK BELİRTİLERİNE DİKKAT!
Soğuk havalarda hayvanların sağlık durumlarının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Tunç, özellikle halsizlik, iştahsızlık, titreme, hareket etmekte zorlanma, solunum güçlüğü ve normal davranışların dışına çıkan belirtilerin dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Tunç, “Hayvanlarda görülen her titreme yalnızca üşümeye bağlanmamalıdır. Uzun süre soğuğa maruz kalma, hipotermi ve başka sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Özellikle aşırı halsizlik, bilinç durumunda değişiklik, solunum güçlüğü veya ayağa kalkamama gibi belirtiler acil veteriner değerlendirmesi gerektirir. Böyle durumlarda hayvanı doğrudan çok sıcak bir ortama almak veya bilinçsiz müdahalelerde bulunmak yerine kontrollü şekilde ısınmasını sağlamak ve veteriner hekim desteği almak gerekir” ifadelerini kullandı.
GIDA GÜVENLİĞİ VE TOPLUM SAĞLIĞI KIŞIN DA İHMAL EDİLMEMELİ
Veteriner hekimliğin bir diğer önemli çalışma alanının gıda güvenliği olduğunu belirten Tunç, hayvansal ürünlerin üretiminden tüketiciye ulaşmasına kadar geçen süreçte veteriner hekim kontrolünün önem taşıdığını ifade etti.
Hayvan sağlığının korunmasının güvenilir gıda üretiminin temel şartlarından biri olduğunu belirten Tunç, hayvansal gıdaların uygun koşullarda saklanması, soğuk zincirin korunması ve hijyen kurallarına uyulmasının önemine değindi.
Özellikle kış aylarında artan gıda tüketimi ve değişen saklama koşullarının dikkatle takip edilmesi gerektiğini belirten Tunç, vatandaşların et, süt ve süt ürünleri gibi hayvansal gıdaları güvenilir kaynaklardan temin etmesi ve uygun sıcaklıklarda muhafaza etmesi gerektiğini söyledi.
“BİR ŞEHRİN MEDENİYETİ, HAYVANLARA DAVRANIŞINDAN DA BELLİ OLUR”
Hayvanlara yaklaşımın bir toplumun vicdanını ve medeniyet anlayışını gösterdiğini belirten Veteriner Hekim Özcan Tunç, kış aylarına girerken vatandaşlara son bir çağrıda bulundu.
Tunç, açıklamalarını şu sözlerle tamamladı:
“Bizler kışın soğuktan korunmak için evlerimize sığınıyoruz. Ancak sokakta yaşayan hayvanların böyle bir imkânı yok. Bir kap mama, donmamış temiz bir su, yağmurdan ve rüzgârdan koruyan küçük bir barınak bazen bir canlının yaşamını sürdürebilmesi için çok önemli olabilir. İnsanların yapacağı küçük iyilikler, hayvanların hayatında büyük değişiklikler oluşturabilir.
Ancak hayvanları korumak yalnızca kışın hatırlanacak bir konu değildir. Onların yaşam hakkına yılın her günü saygı göstermeliyiz. Veteriner hekimlik yalnızca hayvanları iyileştirmek değil, insan ve hayvan sağlığını birlikte korumaktır. Hayvanları korumak insanı korumaktır. Bir şehrin gerçek medeniyeti, yalnızca binalarıyla ve yollarıyla değil, kendisini savunamayan canlılarına gösterdiği merhamet ve sorumlulukla da ölçülür.”
Veteriner Hekim Özcan Tunç, kış mevsimine girerken vatandaşları sokak hayvanlarına karşı duyarlı olmaya, hayvan sahiplerini bakım ve sağlık sorumluluklarını ihmal etmemeye, yerel yönetimleri ise bilimsel ve sürdürülebilir hayvan sağlığı çalışmalarını güçlendirmeye davet etti.