Yaşar konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada şunları aktardı:
“Bilecik’in Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan ‘Sanatkar’ belgesi olan bir sanatkar ve Kınık köyü Muhtarı olarak, AK Parti’nin ilimiz ve ülkemizde yapmış olduğu güzel hizmetleri takdiren, bu hizmetlere katkımız olması anlamında AK Parti’ye kaydoldum. Gençlik ve Spor eski Bakanı Suat Kılıç’ın katıldığı toplantıda rozet takıldı.
Uzun süre, bir üye olarak partiye hizmet etmek istedim. Ancak ne zaman Pazaryeri ilçe başkanlığına gitsem kapının kapalı olduğunu gördüm. Sanki AK Parti Pazaryeri’nde yok gibiydi. İlçe yönetimi nedendir bilinmez benim üyeliğimi bile kabul etmedi. İl Başkanı devreye girerek üyeliğimi kabul ettirdi.
Aradan zaman geçti ve 2014 Yerel seçimlerinin adaylık süreci başladı. Yine partinin yöneticilerini isteği üzerine İl Genel Meclisi Üyeliğine aday adayı oldum. Kendileri müracaat etmemi istedikleri halde müracaat etmeme rağmen beni aday göstermediler. Canları sağ olsun.
Ama, bu süreçte Pazaryeri ilçesinin siyasi tarihinde görülmeyen çirkinlikler oldu. Adaylık başvurusunun son gününde İl Başkanlığı tarafından saat 15.00’te Mahir Küçük adında arkadaşımıza adaylık başvurusu yaptırdılar ve aday oldu. Şartlı aday olduğunu düşünüyorum. 8 kişi 3 ay önceden müracaat edip çalışma yaparken, son anda birisinin çıkıp aday olması, AK Parti’nin adaleti ile bağdaşmamıştır.
Bu sırada, o dönem İlçe Başkanı olan ve daha sonra İl Genel meclis Üyeliği’ne aday adayı olan Muhsin Turan’ın yaptıkları ise, ne parti kültürüne ve kimliğine ne de beşeri münasebetlere yakışmamıştır. Belediye Başkanlığına aday adayı olan bir arkadaşımızla telefonda görüşüyor, telefonu kapamayı unutuyor ve aday adayı arkadaşımızın arkasından, ağza alınmayacak hakaretlerde bulunuyor. Ne acıdır ki, AK Parti disiplin kurulu bu konuda hiçbir işlem yapmıyor.
Buna benzer bir çok yazılıp çizilecek şey var ama bize yakışmaz.
Ben, AK Parti’de böyle ayak oyunlarının, farklı beklentilerin ve anlayışların olduğunu bilmiyordum. Görünce çok şaşırdım.
Tüm bunlar bir tarafa. Son süreçte, Güneydoğu’da yaşananlar, ülkede yaşananlar, iddia edilen ses kayıtları, alınanlar verilenler ise kabul edilecek bir şey değildir. Her şeyi kabul edebiliriz ama Güneydoğu’da yaşanan ve seçimden sonra yaşanacağı iddia edilen şeyler bizim kanımıza dokunuyor.
Bin bir umutla, Pazaryeri’ne Bilecik’e ve ülkeye hizmet etme hevesiyle girdiğim AK Parti’den başta ülkede yaşanan süreç olmak üzere, Pazaryeri’nde yaşananları da göz önüne alarak istifa ediyorum. İstifamı buradan, parti yetkililerine ve kamuoyuna saygıyla bildiririm.”