YANAN ORMAN ALANLARI AĞAÇLANDIRILACAK AYNI YANGINLARI TEKRAR YAŞAMAMAK İÇİN BÖLGE HALKININ ÖNERİLERİNİ DİKKATE ALMALIYIZ.
Bilecik ili Osmaneli ve Gölpazarı ilçelerinde bu yıl yangınlarda, orman alanlarının neredeyse yarısına yakın bölümü yok oldu. Özellikle Sakarya ve Bolu illerinde başlıyan yangınların iki ilçemizide kapsamasıyla büyük bir felaket yaşadık. Özellikle Osmaneli İlçemizin yerleşim yerlerine çok yakın alanlarda ormanları yok eden yangınlar ilçenin görünümünü bozdu.
Özellikle 1980-1995 yılları arasında Osmaneli İlçemizde büyük bir seferberlikle ağaçlandırma yapılmıştı. Nerdeyese 40 yıla yakın bir emekle büyütülen bu ormanlar bir anda kül oldu. Bu süreçleri çok yakından bilen ve içinde yer alan bir vatandaş olarak üzüntümü ve Osmaneli ilçemiz halkının üzüntülerini kelimelerle anlatamam. Artık her gün yeşil ormanlar yerine kül olmuş dağlara,çevreye çaresizlikle bakıyoruz.
Mutlaka yaralar sarılacak ve güçlü Türkiye Cumhurriyeti bu alanları tekrar ağaçlandıracak. Buna şüphemiz yok, hep birlikte bunu başaracağız. Ama bu dikeceğimiz ağaçların yeşillendiğini, büyüdüğünü artık bizim yaş gurubu göremiyecek. Bize düşen, hiç olmadı cennet için çokça ağaç dikmek ve cenneti tehlikeye atacak davranışlardan kaçınmak olacak.
Muhtemelen Ekim sonu veya Kasım ayında yanan orman alanları ağaçlandırmaya başlanacak. Ya da ilk bahara kalacak. Ağaçlandırma çalışmalarına başlamadan önce bu işe kafa yoran çevreciler ve yerel halk olarak şu önerilerimizin dikkate alınmasını bekliyoruz,talep ediyoruz;
1-Bu yangınların bize gösterdiği en büyük ders,orman alanlarının birleşik olması ve aralarda boşluk olmadığı için tarımsal alanlara veya köylere yangın ininceye kadar södürülememesi. Yine biz aynı şekilde tüm alanları ağaçlandırdırırsak,10 yıl sonra benzer yangınlarla tekrar tüm alanları kaybederiz.
Dünya ve Türkiye’de küresel ısınma ile Iklimin değiştiği,sıcaklığın her yıl arttığı ve bunun sonucu gelecekte yangın tehditleri dahada artacağı.Bu gerçeği düşünerek orman alanlarını grup grup ayırmalı ve her grubun arasında en az 100-200 metrelik bantlar açarak bu alanları boş bırakmalıyız.
Mümkünse bu alanlar yangına sebep olmayacak tarımsal ürünlerin ekimi için köylerimize muhtarlıklarımıza ücretsiz tahsis edilebilir.Yine orman alanı olarak kalırlar.Özellikle bu alanlarda sulu tarımda özendirilebilir.
2-Köylerimize,yerleşim yerlerine,OSB’lere,tesislere yakın yerlere zeytin,ceviz,badem gibi ağaçlar dikilerek yanıcı olmayan ve ekonomik değeri olan bu ağaçlar köylere muhtarlara zimmetlenmelidir.Alanlar yine orman alanı ama, bakımı köy muhtarlıklarına tahsis edilmiş ağaçlandırma alanları olmalıdır.,Yerleşim yerlerine yakın yerlere eskiden olduğu gibi kesinlikle yanıcı,çam vb.ağaçlar asla dikilmemelidir.Köylerimize sulama tankeri desteği verilerek yangına karşı her an hazır olunması temin edilebilir.
3-Köylülerimiz yangınlarda kendi araçları aileleri ile birlikte sahada büyük mücadele verdiler. Köylülelerimizin özellikle meyva ağacı dikerek geçmişte yapmış oldukları bilinçsiz,ama asla ormana zarar vermeyen tecavüzlerinden açılmış davaları durdurulmalıdır.Köylülerimiz ormanla tarlaları arasındaki alanlara,mülkiyeti ormanda kalmak kaydı ile meyva ağacı dikebilmelerinin önü açılmalıdır.
4-Orman alanlarının korunmasında,yangına karşı önlem alınmasında köy muhtarlarımızın önerileri mutlaka göz önünde bulundurulmalı ve ellerindeki yangına karşı ekipmanın korunması, arttırılması sağlanmalıdır.Orman alanlarımızın gerçek sahiplerinin köylülerimiz olduğu gerçeğini unutmamalıyız.Köylülerimiz ormanlardan istifade etmeliki daha fazla sahiplensinler.
5-Orman vasfını yitirmiş,orman alanı olması mümkün olmayan alanların TOKİ,Kamu Yatırımları,Millet Bahceleri,Spor Tesisleri ve alanları ve OSB leri için kullanılabilmesinin önü açılmalıdır.
Ağaçlandırma çalışmalarına başlamadan mutlaka bu önerilerin değerlendirilmesi, gelecekte çıkabilecek yangınlara önlem acısından çok değerli. Geçmişde olduğu gibi tüm alanları yine çam ağaçları ile kesintisiz ormana dönüştürüsek, 10 yıl sonrasına kalmaz yine aynı alanlar yanmaya başlar. Geçmişte böyle olduğunu hep beraber yaşadık, artık dersimizi almış olmalıyız.
Geçmişi çok iyi hatırlayan bir Osmaneli vatandaşı olarak 50-60 yıl içinde Osmaneli İlçemizde tüm ormanlarının değişik tarihlerde en az bir kez yandığına bizzat şahdim. Bu yılki son yangında 2012 İçmeler yangınında yanıp ağaçlandırılan tüm alanlarda tekrar yandı.
Bu yılki büyük yangında 40 yıl önce ağaçlandırılan alanların yarısı yandı. Osmaneli İlçemizde geriye kalan ormanlar için kesim yapılıp aralarında büyük bantlar oluşturulmazsa bunlarda kesinlikle yanacak. Göz göre bunu izlemek yerine 2026 yazına şimdiden hazırlanmalı ve yerel halkımızın önerilerini dikkate almalıyız.
Saygı ve sevgilerimle,
Münür Şahin – Yeminli Mali Müşavir
