“Bizi Meydanlara İndirmeyin”

“Bizi Meydanlara İndirmeyin”

 

Karayolları 144. Şube Şefliği önünde yağmur altında gerçekleşen basın açıklamasında Yol-İş Bursa 1 Nolu Şube Başkanı Muharrem Yıldız hükümete seslenerek, “Eğer bizleri, Türkiye-Yol-İş Sendikasının mensuplarını tekrar alanlara indirirlerse o oturdukları koltuklarda bundan sonra rahat oturamayacaklarını bir kez daha buradan kendilerine seslenip bu kararlarından vazgeçmeleri için son defa çağrımızı yapmayı görev biliyoruz.” dedi.

CHP Bilecik İl ve İlçe Teşkilatı ile MHP İl Teşkilatının destek verdiği basın açıklamasında Yıldız şöyle konuştu:

“Bugünkü basın açıklamamızı 2013 yılının başlarında başlayan karayollarında, adı özelleştirme olan bize göre yeni bir soygun düzenini başlatan AK Parti’nin yandaşlarına kamu hizmetleri adı altındaki devlete ödediğimiz vergileri peşkeş çekmesiyle ilgili bir açıklama yapmak üzere toplandık.

Günde yaptığı ihaleden dolayı 145 bin TL para ödeyip yollardaki mücadeleyi, kar mücadelesi, bakım mücadelesi ve temizlik mücadelesini yeni bir firmaya ihale eden zihniyet ihaleyi alan firma ceketini alıp gelip sadece ceketini getirip burada kamuya ait olan araçları kiralayıp, kamuya ait olan yerleri kiralayıp sadece 25-30 tane temizlik işçisi bularak yollardaki çöpü toplatmak vasıtasıyla günde 145 bin TL para almaktadır. Karşılığında harcadığı para ise 3-5 bin TL’yi geçmeyerek her gün yüzbinlerce TL’yi cebine indiren buradan da siyasetin emrine giren yandaşlarına para aktaran bir siyaseti protesto etmek için geldik.

‘Karayolları yarı açık cezaevlerine döndü’

Yıllardır karayollarında 7 gün 24 saat hizmet eden personeli ise işyerlerini yarı açık cezaevlerine çevirerek işvermeden oturtup bekleten bir pozisyona anlayışa getirdiler. Bugün bu hizmetleri yapan arkadaşlarımız yıllardır bu hizmetleri yapan arkadaşlarımız bugün burada oturarak günlerini geçirmektedir. Bir müddet sonra ilgili bakanların, ilgililerin siyasetçilerin çıkarak ‘Yattığınız yerden para alıyorsunuz.’ diyerek taşlatacakları bir anlayış. Geçmişte de bu anlayışı kullanmışlardı. Bugün de aynı anlayışı uygulamaya çalışıyorlar. Sadece konu bundan mı ibarettir? Hayır. 2014 yılında özelleştirmenin bir başka boyutunda kendi düşüncelerinde il özel idarelerinden büyükşehir belediyelerine devrederek büyükşehir hizmetlerinin, büyükşehirlerinin sınırlarını genişleterek bugün tarım yaptığımız köyleri, köylülerimizi topraklarını ise arsaya çevirerek yüksek bedellerle vergiler alınarak gelecekteki hayalleri şudur: Köyde yaşayan ama toprağı olmayan, köyde yaşayan ama çiftçilik yapamayan bir topluluk haline getirip uluslararası sermayenin emrettiği ülkelerdeki tarım fazlası ürünlerin burada satılması için pazar yaratmaya çalıştıkları bir modeli daha iyi hizmetler götüreceğiz diye il özel idarelerinin büyükşehir yasalarını değiştirerek yeni bir vatandaşın cebinden yüksek bedelleri vergileri almak kaydıyla yeni bir düzenleme yapmışlar. Yetti mi? Yetmedi.

‘Başbakan nihayet doğruyu gördü’

Basına da şuradan bir teşekkür ederek devam etmek istiyorum. Üç hafta önce yapılan köprü ve otoyol ihalelerinin 5,7 milyar dolara yapılan ihalenin yanlış olduğunu, ekonomik olmadığını, Türkiye Cumhuriyeti’nin değerlerinin soyulduğunu yazan basının bu baskısı üzerine Başbakan 3 gün önce bir açıklama yaptı. ‘Bedeli az bulduğum için ihaleleri iptal edebilirim.’ demiştir. Başbakan nihayet doğruyu gördü, basının sayesinde umuyoruz ki bu ihaleleri iptal edip 25 yıllık kira karşılığı 4 yıllık bedeli olan 5 bin  TL’ye vermenin yanlışlığını yine basının sağladığı katkıyla olmuştur. Basına çok teşekkür ediyorum.

 

‘Yol-İş Sendikasını meydanlara indirirlerse koltuklarında rahat oturamazlar’

 

Başbakanımız ve siyasetçilere bir daha seslenmek istiyoruz. Bu yapmış olduğunuz ihaleler ihale değildir. Bu yandaşınızı zengin etmek isteyen yüreği sünnetsiz sermayeye hizmet etmekten başka bir şey değildir. Siyasiler artık akıllarını başlarına alıp bu işi meydana indirmek yerine işçisinin, köylüsünün, esnafının, vatandaşının sosyal devlet olma gereğini yerine getirecek siyasi anlayışa dönmek zorundadır. Eğer dönmez iseler bu işçi daha evvel geçmişte Kızılay Meydanı’nda, Sıhhiye Meydanı’nda, Tandoğan Meydanı’nda defalarca iktidarları deviren eylemler yapmışlardır. Eğer bizleri, Türkiye-Yol-İş Sendikası’nın mensuplarını tekrar alanlara indirirlerse o oturdukları koltuklarda bundan sonra rahat oturamayacaklarını bir kez daha buradan kendilerine seslenip bu kararlarından vazgeçmeleri için son defa çağrımızı yapmayı görev biliyoruz. Ayın 14’ünde Bursa’da büyük bir basın açıklamasıyla son çağrımızı bir defa daha yenileyeceğiz.”

 

Basına şemsiyesiyle yardım etti

CHP Bilecik Merkez İlçe Kadın Kolları Başkanı Nejla Eker, basın açıklaması sırasında yağan yağmurda makineleri ıslanan basın mensuplarına şemsiyesini vererek rahat bir şekilde çekim yapmalarına yardımcı oldu. Kendisine duyarlılığından dolayı teşekkür ederiz. ZEYNEP KILBAHRİ

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

*

code

  • YORUM
reklam