Bilecik’te 1+1 uçtu gidiyor

Hadi bir de buradan yak

featured

Yazımın hemen girişinde belirtmeliyim ki Bilecik’te 1+1 evlerin kiraları 15 bin TL’yi aştı.

Butik ama bir o kadar da büyük avantajlar sağlayan ilimize dair, geçtiğimiz gün bir arkadaş ortamında yaptığımız sohbette, kentin bir noktasından diğer bir noktasına gitmenin araçla en fazla yarım saat sürdüğünü konuştuk. Yaya olarak da, özellikle şehir merkezinde, istediğimiz birçok yere rahatlıkla ulaşabiliyoruz.

Örneğin, Ertuğrul Gazi Mahallesi’nde oturan bir vatandaşın şehir merkezindeki bir bankada işi olsa, çok oyalanmadığını varsayarsak, yarım saatte Atatürk Bulvarı’na ulaşabiliyor.

Geçtiğimiz günlerde yine bir arkadaş ortamında yapılan sohbette, TOKİ, Bahçelievler ve Hürriyet Mahalleleri biraz uzak düşse de, diğer mahallelerden şehir merkezine araç kullanmadan, yürüyerek ulaşılabildiğinde hemfikir olduk.

Sohbet ilerledikçe, 6 kişilik masamızda 4 kişinin kirada oturduğu ortaya çıktı. Birisi, “Ben 18 bin lira kira veriyorum,” dedi. Diğeri, “Benim de ev kiram 20 bin lira oldu, bu ay kiramı o şekilde ödeyeceğim,” diye ekledi. Başka bir arkadaş ise, “Ben 15 bine oturuyorum ama evde ne asansör var ne de öyle aman aman bir şey… Kışın ısınmıyor bile,” dedi.

Bir diğer arkadaş da söze girerek, “Ben de 18 bin lira kira veriyorum. Ev sahibiyle bazı sorunlar yaşadım. Ev bakıyordum, çıkacaktım ama bir yerle anlaştım. Depozito, taşınma ücreti, bir kira peşinatı derken neredeyse 100 bin lirayı bulacaktı. Sonunda ev sahibimle anlaştım, taşınmaktan vazgeçtim,” diyerek sitemini dile getirdi.

Bir arkadaşım, annesiyle birlikte 1+1 eve çıkmak istediğini söyledi. “Gökay, sen gazetecisin, duyarsın belki. Bana 1+1 bir ev lazım, aklında bulunsun,” dedi.

Ben de yardımcı olmak adına mahalle muhtarlarımızın bazılarıyla iletişime geçtim. Onların yönlendirmesiyle üç eve gittik baktık. Birisi İsmetpaşa, birisi Ertuğrul Gazi Mahallesi, diğeri ise Beşiktaş Mahallesi’nde… Biri 13 bin TL, diğer ikisi 15 bin TL. Tabii 15 bin TL olanlar eşyalı. Eşyalı dediğimizde; küçük bir buzdolabı, bir çamaşır makinesi, bir yatak, bir kanepe, çatal-kaşık, tabak-bardak vs.

Arkadaşım şaşırıp kaldım. “Bu nedir?” dedim kendi kendime… En nihayetinde asgari ücretle çalışan arkadaşım, “Gökay, ben 15 bin TL kira verirsem geri kalanıyla nasıl geçinirim?” diyerek endişesini dile getirdi.

2+1 evlerin kiralarına artık değinmeye bile gerek yok; en az 20 bin TL’yi buluyor. 3+1, “lüks” denilen evler ise 30 bin TL’yi çoktan aştı.

Hep deriz ya; “Bilecik, diğer illere göre yaşam koşulları bakımından biraz daha ekonomik,” diye… Ama nerede? Mazide kaldı o günler…

“Çözüm var mı?” diyeceksiniz. Vallahi yok, billahi yok…

Tam da bu noktada, Pieter Bruegel’in Big Fish Eat Little Fish’in ‘Büyük Balık Küçük Balığı Yer’ adlı eseri insanın aklına geliyor.