Turgut Özen “Bugüne kadar mermercilik sektörünün hiç bu kadar tusunamiye rast geldiğini hayatım boyunca görmedim”
Bilecik Mermer ve Granit Sanayicileri Derneğinin düzenlediği toplantıda, Çin tehlikesi ve ekonomik kriz ile karşı karşıya kalan mermercilik sektörünün sorunları konuşuldu.
Toplantının açılış konuşmasını Bilecik Mermer ve Granit Sanayicileri Derneği Başkanı Turgut Özen yaptı.
Turgut Özen, “ Türkiye’deki mermer sektörünün en kritik günlerinden geçiyoruz hem hammadde ayağımızda ihracatında hem de işlenmiş mermerde zor günler şu an belirgin bir şekilde ortaya çıktı.
Gerçekten ben bu konuda çok muzdaripim şahsım bu sektöre çok emek vermiş gönül vermiş ama bugüne kadar sektörün hiç bu kadar tusunamiye rast geldiğini hayatım boyunca görmedim.
Bu sektörün mutlaka önünün açılması gerekli, sesimizi çok iyi bir şekilde duyurmamız ve birlik beraberlik içerisinde her türlü sorunu aşmamız için gerekli tedbirleri almamız gerekiyor” dedi ve konuşmalarına şöyle devam etti:
“6 ayda %16 büyüdük, ikinci 6 ayın birinci ayağı Temmuz ayında %22 geriledik”
“Size bir takım örnekler vermek istiyorum. 1994-95-99-2001-2007-2008 krizlerini bu ülkede teğet geçerek gördük ama sektörümüz bu olaylardan da hiç etkilenmemişti. Bu dönem çok enteresan geldi, kendi firmamdan size örnek vererek anlatıyorum. Biz tamamen ihracata çalışan bir firmayız, iş pazarına hiçbir gram mal vermiyoruz ama öyle bir gördük ki birinci 6 ayda %16 büyüdük, ikinci 6 ayın birinci ayağı Temmuz ayında %22 geriledik. Ağustos ayında bakıyoruz %50 gibi bir seviyeler gözükmek üzere. Bu toplantıyı da Sayın MADSİAD Başkanımız Erol ağabeyle bundan 3 hafta önce istişare ederek, oranları konuşarak ayarladık. Dedik ki sektöre acilen kendi bölgesi olarak Bilecik Bursa birlik beraberlik içerisinde olabilecek, gelebilecek bütün tehlikeleri göz önünde bulundurarak önlem alalım, arkadaşlarımızı bu konuda bilgilendirelim dedik.
“Mermer ihracatı Temmuz ayında %26 geriledi”
Gerçekten biz zor günlerden geçiyoruz, bu Türkiye açısından çok önemli bir nokta. Benim şahsi görüşüm 15 Eylül’den itibaren sektörümüzde büyük kayıplar başlayacak. Bu konuda buradaki istişare toplantımızda ne gibi tedbirler, önlemler alabiliriz, blok satış ihracatımız şu an çok düşüşte, yeni rakamlar geliyor, mermer ihracatı Temmuz ayında %26 geriledi, benim tahminim Ağustos ayı ve Eylül sonu %50’ye gelebiliriz. Bu açıda Çinlilerin Türkiye’deki hammadde ocaklarına olan rağbeti ve buralardaki yatırımları daha da etkileyecek gibi gözüküyor. Bunlara ne gibi tedbirler alabiliriz. Devletimizi, hükümetimizi bu konuda nasıl uyandırabiliriz, ne gibi önerilerle onlara gidip sektörümüze çare bulabiliriz? Toplantısı asıl oldu. Bu toplantıda ortak bir karar bu sesimizi Ankara’ya kadar duyurmak zorundayız. Yoksa sektörün geleceği benim işim iyi benim işim düzgün diyen insanlara bile sonunda bu ayağa gelebilir, bu durumuz çok kötü. Benim şahsi fikrim birinci ayağımız hammadde ayağı, hammadde olmazsa fabrika olmaz, fabrika olmasa da kesilmiş işlenmiş ürün dünya pazarına pazarlanmaz.
“Hammadde rezervlerinin %50’si kadar Türkiye’de işlenmiş olarak kendi ülkelerine götürmelerinin şartını getirmemiz lazım”
Çinlilerin Türkiye’deki ocak alımlarının önüne geçmeliyiz. Ortak açıklamalarımızı da Ankara’ya duyurmamız lazım. Bizim nasıl Sudi Arabistan’da petrol kuyusu açamıyoruz, Çinlilerin de gelip bu ülkede ocak açmasının önüne geçilmeli ve buradaki istihdamı alıp kendi ülkelerine götürüp oradaki istihdamı yaratmaları gelecek açısından Türkiye’nin çok zor günler beklediğinin göstergesi. Bu yaptırımlar ne olabilir diye düşündüm kafamda. Tamam biz yabancı yatırımcıya karşı değiliz ama bizim bir tek şartımız olmalı. Hammadde rezervlerinin %50’si kadar Türkiye’de işlenmiş olarak kendi ülkelerine götürmelerinin şartını getirmemiz lazım veya bizim yerli üreticiye destek verilsin. Bunların hepsini masaya yatırıp ortak açıklamamızı Ankara’ya duyurmamız lazım”
Bilecik Mermer ve Granit Sanayicileri Derneği Başkanı Turgut Özen’den sonra konuşan Maden Mermer Üretici ve Sanayici İşadamları Derneği (MADSİAD) Başkanı Erol Efendioğlu ise, “Burada kriz var diye bütün onun üzerine yoğunlaşırsak krizden daha büyük tehlike Çinliler ciddi anlamda ruhsat topluyorlar. Yani ilk önce bir parmak su gibi gelirler, sonra dere gibi gelirler, sonra da nehir gibi gelirler. Yarın bir gün bu krize odaklanır ruhsat alımlarını gözden kaçırırsak çok büyük hata yaparız.
“İngilizlerin postallarla geçemediği Çanakkale’yi Çinliler ayaklarında yazlık ayakkabı ile geçecek”
Tamam krizi konuşalım, krizi sık sık tartışalım ama asıl odaklanacağımız, çok önem vereceğimiz şey Çinlilerin ruhsat alması. Niye? Bir anda bu sele dönüşür.50 tane 100 tane ruhsat aldılar diye üzülüyoruz, sıkıntı yapıyoruz ya bir anda bu 600-700’e gidebilir, bir anda. Bir iki sene içinde bilemedin üç sene içinde. O zaman bırakın para kazanmayı bizim aymazlığımız bu yüzünden kadar güzel bir sektörü, ruhsatlarımızı Çinlilere kaptırırsak emin olun çocuklarımızın yüzüne bakamayız, evimizden dışarı çıkamayız. Onun için bu işe çok önem vermemiz lazım. İngilizlerin postallarla geçemediği Çanakkale’yi Çinliler ayaklarında yazlık ayakkabı ile geçecek. Ekonomik olarak geçecekler. Niye? Bunlar b izim hammadde kaynağımız, ülkemizin zenginliği. Yakaladığımız milletvekiline, yakaladığımız bürokrata ya da acil olarak sık sık Ankara’ya gidip gelip bunları ısrarla anlatmamız lazım” dedi.
Burdur Doğaltaş Madenciler ve Mermer Makineleri Üreticileri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (BURDOĞTAŞ) Başkanı Nasuh Ekinci’ de,“Burdur bu sektörde çok önemli bir yerde. Biz 8 bin tane ocak işçisi çalıştırıyoruz, 402 tane faal ocağımız var, müracaatın bir kısmını oradan yapıyoruz ve sizin gibi dostların da Burdur da ocakları var.
“Çin dünyaya bu küreselleşme ile diyor ki. Ey dünya devletleri hiçbirinizin hiçbir şey üretmesine gerek yok, Her şeyi ben size üretirim, ben sizin üretim ayağınızım”
Erol beyin ve Turgut beyin anlattıklarını biz çok yakinen yaşıyoruz. Ayrıca benim dernek başkanı olmam bir de Çinlilerle olan münasebet beni çok yakinen buluyor, çünkü Burdur’da bizim de ocakları var, onlarla yaptığımız toplantılar var. Onların bankacılarıyla ve ocak sahipleriyle veya diğer şeylerle. Ben size bazı konularda bilgi vereceğim bir tanesi Çinlilerin ocak sahibi olmaları, ikincisi sadece Çinlilerin taş almamasıyla sorun yok, bir de devletin baskıları var.
Çin dünyaya diyor ki bu küreselleşme ile. Ey dünya devletleri hiçbirinizin hiçbir şey üretmesine gerek yok, Her şeyi ben size üretirim, ben sizin üretim ayağınızım. onun için siz hiç üretmeyin ben üretirim sizlerde bunu tüketirsiniz.Peki böyle olunca da üretmek için ne gerekiyor? O makinalara, o fabrikalara hammadde gerekiyor” ifadelerini kullandı ve Çinlilerin Türkiye’deki mermer ocaklarını ele geçirdiklerini belirtti.
CANER ALKAN